Politikacısı, sosyalist, ümanist, yan geldimci, hâttâ milliyetçi aydını ile, batı çıkmazı içinde kaybolmuş zavallılar kafilesinin, zorla öldürülen büyük Osmanlı’nın mirasçısı Türklüğe biçtikleri zulümlü kaderin, bu kitap edebi hikayesidir.
Bir medeniyetin, baştanbaşa haysiyet olan bir medeniyetin, çakal sürülerine karşı müdafaası.
Yeni nesillerin, geçmiş nesillerin hatalarına düşmemek, günahlarına bulaşmamak için, ışık tutan bu kitabı okumalı.
Ve son olarak bir Alev Alatlı sözü ile bitirip keyifli okumalar dilerim.
”Düşüncenin her korkudan azad olduğu bir ülke
Bir ülke ki insanları dimdik
Dünya duvarlarla bölünmemiş
Kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır
Emek kemale uzatır kollarını
Aklın ırmağı, alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş
Ne olurdu Tanrım? Benim yurdum da böyle bir ülke olsa!...”
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemde. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı.
Ama bu hayatta sevmediğin şey ne? Onu söyle.
Her şey; durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de açgözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler .
İlk bakışta zeki adamlar sanırsın, yüzlerinde ciddilik okunur ama hayat ha.
Ne bulabilir insan orada? Fikir meseleleri mi var? Duygu meseleleri mi var? Bu hayatın bir ekseni yok: Derin, hayati hiçbir yanı yok.
Yaşamak isteyen bir Ruh için ne yaman bir örnek!...
Cahit Zarifoğlu’nun okuduğum üçüncü kitabı ve hemen hemen altı çizilmedik sayfa kalmadı.
O kadar güzel alıntılar var ki hepsini yazmak isterdim.
İns- Sizi görmeliydim- Savunma- Kentin Ortasında bir an- Suçlular- Zal tepesine doğru adlı altı başlık altında toplanan kitapta en çok sevdiğim İns hikayesi oldu.
Doğa betimlemeleri ile insan duyguları arasında okuduğum en iyi epik metinlerden diyebilirim.
Bir şair kaleminden çıktığı çok açık olan hikâyeler yine şair imgeleriyle süslü diyebilirim.
İnsanın yüreğine dokunan zarifçe kurulmuş , her cümlesinde değer bulduğum bir yazar ve kalemdi.
Ve son olarak bir kaç alıntı daha bırakıp keyifli Okumalar dilerim.
-Aşk, bedenin, bizim için mutlu olan bir andan yararlanarak kendini yalnızlığa sunduğu zamanlarda ortaya çıkar.
-Biliyor musunuz ben bu çağdan nefret ederim. Etimle, kemiğimle, hücrelerimle nefret ederim.
-Sesini duymaya çalışıyorum, yüzünü anımsamaya çalışıyorum, ne kadar uzak ve sislisin. Elbet var olman gerekirken yoksun.