Rus yazar İvan Aleksandroviç Gonçarov’un yarattığı bu tip, zamanla bir kurgu karakter olmaktan öteye geçerek bir tutum, bir yaşam tarzı dahası belki de literatüre geçirilesi bir hastalık adı olmuştur.
İnsana kaygıyla kendini sorgulatan bu kitapta, bir yandan Rusya'nın zamanla evrilen sosyal yaşamı ele alınırken diğer yandan bu değişime karşın kendi bireysel değişimine direnç göstererek bocalayıp duran ana karakterimiz Oblomov’a ve oblomovluk kavramına mercek tutulmuştur.
Peki nedir bu Oblomovluk?
Oblomovluk, bilinçli bir atalet halidir. Bir uyuşukluk değil, aksine fazla uyanıklık ve her şeyin farkında olma halidir.
Ancak tüm bu farkındalık nedeniyle ilerlemek istememenin getirdiği bir tükenmişliktir.
Kazananların kaybedenlerin çok olduğu bir savaş alanı olan hayatta Oblomov bir savaşçı değil seyircidir.
Yaşama savaşına katılmadan bir kenarda durup zamanın geçmesini bekleyen biridir Oblomov.
Eminim son nefesimizi verirken yaptıklarımızın pişmanlığından ziyade yapamadığımız şeylerin üzüntüsüyle hayata gözlerimizi yumacağız. Ştoltz'un tabiriyle: Ziyan olacağız...
Adaletin, tembelliğin, dinamizm ruhunun eksikliğinin bir insanı yavaş yavaş nasıl öldürdüğünün melankolik bir dille anlatıldığı, harikulade bir üslubun bizi sarıp sarmaladığı , okuyan herkesin kendisinden bir iz bulduğu gerçek bir roman.
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.