Ben ikide birde böyle oluyorum bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil…İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Taşıp dökülecek kadar kendi kendimi doyurduğumu hissediyorum. Kafamda, hiçbir şeyle değişmesi mümkün olmayan o muazzam hayaller, bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor… Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beyinimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman ne kadar hazin bir hal aldığımı tasavvur edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu gibi kendimi zavallı hissediyorum.
SABAHATTİN ALİ / İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN
Linton'a olan sevgim ormanlardaki yapraklar gibidir. Iyice biliyorum ki , kış ağaçları nasıl değiştirirse, zaman da benim sevgimi değiştirecektir. Heathcliff 'e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir. Görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur, ama onsuz olmaz ..
-Ne yaparsan yap dünya böyle kurulmuş,-dedi Stepan Arkadyiç.
-Tek tesellim, her zaman sevdiğim bu duadaki gibi,beni yaptiklarima göre değil,merhametime göre bağışla demek.Oda ancak böyle bagislayabilir...