risk etkenleri yalnızca yol göstericidir, çünkü insan ruhunun nelere dayanacağını ve nelerle yıkılacağını ölçmenin bir yolu yoktur. Genellikle aynı kişisel geçmişi paylaştıkları için, kardeşlerin zayıf psikolojik noktalarının benzer olması beklenir ama çoğunlukla öyle olmaz. Anne-babalar her çocuğa benzer biçimde davranmaz.
Doğum sırası, duygusal yapı, kişisel deneyim ve örselenmeler, ailedeki roller, özellikle de bilinçdışı roller, kişinin kayba dayanma yetisini belirler.
Freud ( 1905) özdeşimlerin ayrılmayı uzaklaştırma çabasıyla başladığını belirtmiştir. Çocuk bilinçdışında anne-babasını kendisine yakın tutmaya çalışırken onlar gibi olur. l-2 yaşlarındaki bir grup çocuk ve annelerini laboratuvardaki oyun alanında gözleyen araştırmacılar tarafından özdeşimlerin gücü ortaya konmuştur. Anneleri odayı terk edince çocukların çoğu annelerinin kalktıkları sandalyelere tırmanmıştır.
"Edebî eser, yazarın şahsî hayat tecrübesi ile beraber, onun yaşadığı tarihi anı, çevresini, sahip olduğu kültürü, beslendiği kaynaklanı, irsiyet ve mizacindan gelen anlaşılması güç çok çeşitli unsurlan sanatkârine bir şekilde ifade eder. Onda estetik olarak önemli olan güzellik, bütünlük ve zengiliktir."
Tanpınar
Yeni Zelanda 'daki Maoris gibi bazı ilkel kabilelerde ölen kişinin ailesi kayıplanm ifade etmek için memelerini keserler. Eğer ölüm bir kaza sonucu olmuşsa, ölen kişinin akrabalarının diğer kabilelerden gelen temsilciler tarafından dövülmesi bir gelenektir. Ayrıca, ziyaretçiler ölen değerli arkadaş için hayır yapılmasını da beklerler. Bu "ilkel" insanların geçici suçluluk duygularının silinmesine izin veren geleneklerindeki bilgeliğe dikkatinizi çekmek isterim.