Ülkemiz insanı, hem de eğitimi ve görevi gereği kültür hazinelerimizin müzelerimizde kendilerine emanet edildiği kişiler ne zaman kendi dürtü ve heyecanlarıyla bu hazinelere sahip çıkacak, insan uygarlığının doğum yeri olan Anadolu'nun eşsiz mirasını kendilerinden sonra gelen nesillere öğreterek onların da bu uygarlığa aşk, heyecan ve saygıyla sahip çıkmalarını sağlayacaklardır?
Ateşi yakmayı nasıl becerdikleri sorulduğunda mühendis:
"Çok basit" diye karşılık verir. "Bay Spilett ile birlikte saatlerimizin camlarını çıkardık, bir mercek oluşturacak şekilde aralarını su ile doldurduk, camların çevresini de çamurla sıvadık. Merceğimizden geçen güneş ışıkları topladığımız kuru çalı çırpıyı tutuşturmakta gecikmedi."
Tarihçi ve dilbilimci Leibniz insanlığın ortak kaynağını arıyor, ilahiyatçı Leibniz dinlerin diyaloğu ile evrensel bir inanca ulaşılabileceğini umuyor, filozof Leibniz her şeyleriyle bağımsız monadların her şeyin hakimi ve her şeyin iyisini isteyen Tanrı tarafından yönlendirildiklerini, bu dünyada her şeyin Tanrı'nın egemenliği sayesinde, olabileceklerin en iyisi olduğuna bütün kalbiyle inanıyordu. Voltaire'i çileden çıkaran da bu dinsel iyimserlikti.
Bu tür toplantılann bir başka örneği, tüm Ortadoğu'dan yaygın olduğu anlaşılan mevlit geleneğidir. Gerçekten de, kadınların evdışı faaliyetlerinin meşruiyet kazanabilmek için ciddi görünmesi gereken toplumsal sınıflarda mevlitin yaygınlaştığı varsayılabilir. Büyük kent merkezlerinde de uygulanmakla birlikte mevlit, daha görünür olan ve iffetleri daha sıkı denetlenen kasaba kadını adına meşruiyet sağlar.