📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
1950'de Demokrat Parti'ye geçen iktidar onu da Dışişleri Bakanlığı'na getirdi. Burada Köprülü ağırlığını açıkça hür ve uygar dünyadan yana koydu, Türkiye'nin neler yapabileceğini onu aralarına almakta nazlanan Batı demokrasilerine daha iyi gösterebilmek için önce Türkiye'yi Batı'nın yanında Kore Savaşı'na soktu, arkadan da NATO'nun koruyucu şemsiyesi altına aldırdı.
Fakat Türkiye'de işler istediği gibi gitmedi. Arkadaşları Demokrat Parti'nin onun anladığı kuruluş ideallerinden uzaklaşmaya başladılar. Önce aydınlanma ideallerinden tavizler verildi, arkadan yolsuzluklar başladı. Fuad Hoca arkadaşlarını uyarmayı denedi. Bu işe yaramayınca önce bakanlıktan 1956'da istifa etti. Kötüye gidiş değişmeyince Köprülü 1957'de kendi kurduğu partiden ayrıldı.
“Peki ya baban?”
“Nerede olduğunu bilmiyorum. Evi terk ettiğinde ben sekiz yaşındaydım. Ondan sonra da hiç görmedim. Hiç haberleşmedik de. Bununla ilgili olarak annem hep beni suçladı.”
“Ne diye?”
“Ben tek çocuktum. Daha şirin ve güzel bir kız çocuğu olsaymışım, babam evi terk etmezmiş. Annem bunu söyler dururdu. Doğuştan çirkin olduğumdan, beni istememişmiş.”
-“Başka biri olabilmek eğlenceli bir şey mi?”
+“Tekrar kendine döneceğini bilirsen, evet.”
-“Kendinize dönmeyi istemediğiniz zamanlar olmadı mı peki?”
+“İnsanın kendinden başka dönebileceği bir yer var mıdır ki?”???