“Onlar, sadece birer tembel ve parazit memurlarıdır. Ve birer 'eşek arıları' durumundadirlar! Onlar, çeşitli sosyal ve kültürel kurumlarda görev almış görünerek sadece kendi değersiz kişiliklerini duyurup kandıracak iş-güç aramaktadırlar ve onlar, hep şerefli unvanlar pesinde koşarlar... Ahlaka aykırı fakat çok paralı ve hep kirli işlerle kazançlar düşünerek. Fakat gerçek işten kaçarlar. Çalışmak istemezler! Daha da kötüsü, hiçbir kişisel çıkar gözetmeden gönüllü olarak çalışanlara engel olurlar. Fakat bütün bu olumsuz tutumlar, yaptıkları kötülüklerin en büyükleri değillerdir. Bu zavallı aç parazitler, bu halk soyguncuları ve hayatın düzenini altüst eden vurguncular, kurnazlık ve aldatma yolları ile bazı hallerde rüşvet vermekle ya da korkutmakla kimi kez çirkin ve iğrenç yalanlarla hatta bazı hallerde ulu orta bir zorbalıkla, halkın aklını ve idaresini uyuştururlar. Halkın toplumsal vicdanını zehirlerler, gençlik ideallerini ve gençlerdeki idealizmi de söndürürler! Böylelikle çevrelerini ve çevrelerindeki insanların ruhlarını karanlıklara boğar, kötülüklerin genişleyerek yayılmasına yardım eder, halkin acılarını ve sıkıntılarını körüklerler.”