Fîlîz

Fîlîz
“esasında bir öteki yoktur. biz daima kendimizle karşılaşırız.”
Olmuş olanı değiştiremezsiniz ancak ebeveynlerinizin değişmesini veya olduklarından farklı insanlar olmalarını beklemEdiğiniz müddetçe mevcut olanı değiştirebilirsiniz.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Çözüm
Ebeveynlerimizi kalplerimize yakınlaştıracak bir yol bulmak ve onlarda( kendimizde) reddettiğiniz özellikler için farkındalık oluşturmaktır. Böylece zor olan bir şeyi, bize güç veren bir şey haline getirebiliriz. Kendimizin acı dolu kısımlarıyla -genelde ailemizden miras aldığımız kısımlar- bir ilişki kurarak bunları değiştirme imkanımız vardır. Zalimlik gibi özellikler, nezaketinizin kaynağı olabilir; yargılarımız, şefkatimizin temelini oluşturabilir.
Kendimizin bir parçasını itmek
Bir ebeveyni reddettiğimize, yargıladığımızda, suçladığımızda veya kendimizi ondan uzaklaştırdığımızda bunun yansımalarını biz de içimizde hissederiz. Bilinçli olarak bunun farkında olmayabiliriz ancak bir ebeveyni uzaklaştırmak, itmek, kendimizin bir parçasını itmekle çok benzerdir.
yeni nöral yollar
Yeni deneyimler; yeni anlayışlar, yeni imgeler, yeni duygular ve bedendeki yeni hislerle birlikte gelen 'yeni anılar' gibi işlev gösterir. Hayatınızı değiştirebilirler, eskiyi gölgede bırakacak kadar güçlü olabilir, hayatımıza yön veren kısıtlayıcı imgelerin önüne geçebilir.
Çoğumuz yalnızca "bizi tekrar canımızın yanmasını önlemek için tasarlanan, savunmamızı destekleyen anılara, evrim biyologlarının doğuştan gelen 'negatif eğilim' " adını verdikleri anılara tutunuruz.