Bir sırrı anlattığımızda ya da suçumuzu itiraf ettiğimizde üstünüzden kalkan yükü bir düşünün. Ya da bir arkadaşınızın bir görüşmeye hazırlanmanıza yardım etmeyi ya da doktora sizle beraber gitmeyi kabul etmesinin endişenizi nasıl azalttığını. Bu deneyimler bizi hafifletebiliyor. Ama bu rahatlama sadece birine söyleyebildiğimiz ve kaygılarımız dışarıya vurduğumuz için gelmiyor, *dinlenme ve anlaşılmanın tesellisini* yaşamış olmak da rahatlama sağlıyor olabilir. Bu anlamda rahatlama, bir şeylerin atılmasındansa hislerimizin gerçekten görülmesiyle ilgilidir belki de.
En çok da bir karardan ötürü pişmanlık duymak hayatımızda peşimize bırakmayan ikircikliliği hatırlatıyor. Sonucu tahmin edebilmeli miydik? Belki de.
Ama hiçbirimizde her şeyin cevabı yok ve kim bilir seçmediğimiz yolda bilmediğimiz neler yatıyordu.