"Olayları oldukları gibi görmeye cesaret edelim. İnsan, insanüstüne yükselmiştir... Ama insanüstü güce erişmenin gerektirdiği insanüstü akılcılığı gösterememektedir. Artık şu gerçeği itiraf etmenin zamanı gelmiştir sanırım: Üstün insan, gücünün artmasıyla birlikte, gerçekte zavallı ve acınacak insan haline gelmiştir... Uzun süredir anlamamız gereken bu gerçeği, şimdi lütfen kabul edelim. Üstün insan olmakla, gerçekte, insan dışı bir varlık olduk biz."
Doğal hak diye bir şey yok. Bu eski kafalı bir saçmalıktan ibaret. Ataları bizzat birer haydut olan savcıların lakırdıları. Sadece bir tek hak var: cezalandırmakla korkutarak, şu ya da bu davranışı yasaklayan iktidar. Aslanın kuvveti ya da aç olan veya üşüyen birinin ihtiyaçları dışında doğal bir şey yok. Saygı duyulan kişiler, işbaşında yakalanmama şansını yaşamış olan haydutlardan başkaları değildir.
Asık bir surat, kibarlığa aykırıdır. İnsan canı sıkılıyormuş gibi görünmelidir. Yüzümüz üzüntülü olduğunda, bir eksiğimizin olduğunu, herhangi bir başarısızlığa uğradığımızı dışa vurmuş oluruz. Yani dibe vurduğumuzu belli ederiz. Oysa canı sıkılan biri gibi görünseniz, bizzat sizi kazanmak için boş yere uğraşan, diğerleri dibe vurmuş olur. Şimdi küçümsemenin ne kadar etkili bir şey olduğunu anlıyor musunuz?