Philippe Ariès
Tarihçiliğe profesyonel anlamda en iyi bakış açısını kazandıran Annales okulun temsilcilerinden philippe'nin eseri farklı bir perspekifle olaya açıklık getirmiş. Tarih
Dorian Gray'in Portresi
Roman: Dorian Gray'in portesi
Kişiler: Yakışıklığıyla ünlü Dorian, Hedonist bakış açısıyla bilinen Lord Henry, Ressam Basil Hallward,Sibyl Vane.
Düşünmekten korkmayan, körü
İkinci Dünya Savaşı'nda Dış Politika
**ikinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin Politikasına çok iyi açıklık getirilmiş bir kitap. Araştırma eserlerde ilk incelediğim şey ''kaynakça'' ve ''dipnotların belgeye yedirilmiş olması'' kaynakçasının güçlü olması kitabın ne kadar büyük bir emekle hazırlandığının da göstergesidir.
*Öncelikle savaştan önceki süreçte Türk Politikasındaki süreçlere açıklık getirilmiş. Lozan sonrası devam eden politik olaylara yer vermiş ve 1908 yılına kadarda değerlendirmeler mevcut.
*Savaş yıllarında politikaya açıklık getirirken diplomatlar hakkında çok iyi detaylara değinilinmiş;
Von Papen, Hunge Knatchbull, Massigli, Saraçoğlu ve Menemencioğlu gibi önemli aktörler hakkında günlüklerden bilgiler aktarılarak açıklık getirilmiş.
*Uluslararası ilişkiler ve diplomasi iyi bir şekilde özümsenmesi için sadece baş aktörlerin bilinmesi yetmiyor. Farklı ülkelerde görevlendirilmiş elçilere kadar bilip özellikle dışişlerinin iyi tanınması bilinmesi gerekmektedir. Yazar'ın yaptığı değerlendirmelerden bu duruma vakıf olduğu kitapta görülmektedir.
*Kitapta elçilerle yapılmış birçok farklı olay ve görüşmelerin anekdotların yer alması iyi bir araştırma eser olduğunun da diğer göstergesi olmuş.
**İç Politikadaki detaylara takılıp eksik eleştirilerle bu dönemi bildiklerini sanan birçok kişinin okuması gereken bir kitap.
*** İnönü ölçülülük ve tarafsızlık politikası çok iyi aktarılmış. Ayrıca İnönü'nün bu dönemdeki beyin takımı da iyi bir şekilde analiz edilmiş.
Bu kadar büyük bir eser için inceleme yapmalımıyım bilemedim zira ne yazsam eksik kalacaktır. Ama şunu çok emin olarak söyleyebilirim ki kitaba yapılan kötü yorumlamalar kesinlikle kitabı
Son Ada
Kitabi ilk okumaya başladığım da distopik fantastik türden kurmaca hikaye olduğunu düşünmüştum ama tum bunlarin ustunde cok iyi elestiriler , tespitler ve analizler mevcut kitle psikolojisi cok iyi anlasilip esere yedirilmis. Dikta rejimlerin halki getirdigi hal de ayni şekilde.
Her bir karakter ayri bir durumun açıklayıcı gibi yazar karakteri doğru bildigini savunmaktan kaçınmayan cok iyi bir eleştirmen ama dogru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misalli sonu hazin. Başkanın köpekbalığı benzetimi ve düşmanca tavırlari nefret tohumları ekerek kendi halinde de ki küçük bir toplulugu mahvedisi...
Topluluğun sürü psikolojisinden kopamayarak siyasi emmmelere kurban gidişi düşüncenin körelmesi korkulara hapsolmasi iyinin tam tersine kötü gibi algilandirip hapselmesi ve gerçeğin manipüle ile yok edilişi cok iyi aktarılmış. Zaman zaman kendi yazarlagina yönelikte küçük ic göndermeler ve özeleştiriler mevcut ki esere daha cok güzelik katmis . Livaneli siyasi durumlardan dolayi bazi donemlerde cok büyük sıkintilar yaşamis ve eserde bu durumu bu kadar guzel yansitmasi aslinda bu konuda cok buyuk bir olgunluk Ve cok daha iyi analiz ve tespitler yapmasini sağladığı söylenebilir.
Başbakan, yazar ,hikayedeki diger karekterlerin ic dünyalarında ki diyalogları psikolojileri cok iyi ele alınmış.
Sürü psikolojisi ve bu tarz diktalarin emmelerine cok kolay boyun eğen insanlar yüzünden ne yazik ki ayni gemide oluşumuz nedeniyle benzer durumlar yaşadığımız da oluyor.
Gerçeklerin daha cok farkina varabilecek okuyucular icin keyifli okumalar..