Filiz

Filiz
La vie est belle Une petite flâneuse
10/10
·265 syf.··
Beğendi
·
2023 27. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2023 10:41
Batı'da Ölümün Tarihi Philippe Ariès Tarihçiliğe profesyonel anlamda en iyi bakış açısını kazandıran Annales okulun temsilcilerinden philippe'nin eseri farklı bir perspekifle olaya açıklık getirmiş. Tarih metodu ve zihniyet tarihini inceleme açısından çok iyi bir eser. Yazar Muhafazakar ve sağ çizgide olmasına ragmen michel Foucault gibi sol çizgideki isimlerle çok yakın arkadaş ve farklı bir karakter. Özellikle ülkemizde tarih metodu ve bu mesleğin profesyonel anlamda icra edilmeyişi çok üzücü Annales gibi ekoller sadece isim olarak biliniyor eserler, ekollün çizgisi tam anlamıyla bilinmiyor ve bu durum toplum içerisinde birçok yanlış tarih algısına sebeb olduğu gibi siyasi çevrelerin istediği kullanılmasına neden oluyor. Bu tarz eserlerin ülkemizde daha çok çevirisi yapılmalı ve okutulmalı. Şu ana dek okumamış olduğuma şahsen üzüldüm. Kitabı okumadan önce Morgan Freeman'ın ''İnancın Hikayesini'' izleyebilirsiniz tüm dünya tarihi açısından dinler ve inanca değiniyor çünkü. Kitapta ilk olarak batıda ölüm korkusu olarak başlıyor diğer dinlerin bakış açısına vakif olmak farklı bir perspektifle olayları yorumlamanızı sağlayabilir. Avrupalıların mumya partileri özellikle viktoria dönemi ve pramit mezarlarına olan ilgisini önceleri anlamlandıramazdım bu kitapla biraz daha anlaşılır hale geldi. ''Günümüzde yetişkin insan, er ya da geç ve giderek daha erken yaşlarda, başarısızlığa uğradığı yetişkin yaşamında, yeniyetmelik dönemindeki umutlarının hiçbirini gerçekleştiremediği duygusunu hisseder. Sanayi toplumlarının rahat sınıflarında yaygınlaşan depresyon ortamının kaynağında bu duygu vardır.'' S.55 Kitapta zaman içerisinde süreğelen olaylar sonrası meydana gelen toplumsal değişimlerin bireyde bıraktığı izleri çok iyi tespit edilmiş. Batının ''et moriemeur hepimiz öleceğiz.'' XII.
Tarih
Batı'da Ölümün TarihiPhilippe Ariès · Everest Yayınları · 201540 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 21:14
Oscar Wilde Dorian Gray'in Portresi Roman: Dorian Gray'in portesi Kişiler: Yakışıklığıyla ünlü Dorian, Hedonist bakış açısıyla bilinen Lord Henry, Ressam Basil Hallward,Sibyl Vane. Düşünmekten korkmayan, körü körüne inanmak yerine çelişkilerle doğruyu bulcağına inanan cesaret sahibi okuyucalara gelsin o zaman incelemem. Kitabı Türkiye iş Bankası yayınlarından okudum ama bu şekilde sansürlü olması üzücü ayrıca sansürsüz olarak filminide izleyebilirsiniz. Kitap 1890 yıllarda yazılmış. Roman hem geç Viktorya dönemi, Gotik bir örneği hem de bazı yönlerden çöküş ve estetizm ya da ''sanat sanat içindir'' anlayışıyla hedonist bir yaşantı izleyen Dorian'ın etrafında şekillenerek aktarılıyor. Basil'in Dorian'ın portesini yapması ve Dorian'ın Henry ile tanışması başlıyor. Dorian ve Lord henri arasında geçen birçok konuşmada epey aforizmalar mevcut bu yüzden okurken akıcı dile kapılmadan sindirerek okumakta fayda var. Hedonist bakış acısıyla sanata ve yaşama farklı bir bakış açısı mevcut. ''Fakat en yüreklimiz bile kendinden korkuyor. Vahşi yanımızı kesip atarak, kendi kendimizi inkar edip sakatladık ama o vahşi yanımız trajik bir hayata kalma mücadelesi vermeye devam ediyor. İnkar ettikçe cezalandırılıyoruz. Boğarak öldürmeye çalıştığımız içgüdülerimiz, Zihnimizi kuşatıp bizi zehirliyor. Beden bir kez günah işledimi günahla ilişiğini keser çünkü eyleme geçmek bir arınma biçimidir.''(sayfa23) oscar Wilde, bu tarz yerinde tespit aforizmalarla sadece duygularının esiri olup, sağduyusunu da yanlış yönlendiren insanları epeyce eleştirilmiş . ''Bu bir çelişki mi? diye sordu Bay erskine. Bence de değil Gerçeğe giden yol çelişkiden geçer bir bakıma. Gerçekleri, cambazların yürüdüğü ipin üzerinde sınamalıyız. Eldeki veriler ancak akrobata dünüştüğünde onlar hakkında hükümde bulunabiliriz.''
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma
İkinci Dünya Savaşı'nda Dış Politika
10/10
·281 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2023 10:04
İkinci Dünya Savaşı'nda Dış Politika **ikinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin Politikasına çok iyi açıklık getirilmiş bir kitap. Araştırma eserlerde ilk incelediğim şey ''kaynakça'' ve ''dipnotların belgeye yedirilmiş olması'' kaynakçasının güçlü olması kitabın ne kadar büyük bir emekle hazırlandığının da göstergesidir. *Öncelikle savaştan önceki süreçte Türk Politikasındaki süreçlere açıklık getirilmiş. Lozan sonrası devam eden politik olaylara yer vermiş ve 1908 yılına kadarda değerlendirmeler mevcut. *Savaş yıllarında politikaya açıklık getirirken diplomatlar hakkında çok iyi detaylara değinilinmiş; Von Papen, Hunge Knatchbull, Massigli, Saraçoğlu ve Menemencioğlu gibi önemli aktörler hakkında günlüklerden bilgiler aktarılarak açıklık getirilmiş. *Uluslararası ilişkiler ve diplomasi iyi bir şekilde özümsenmesi için sadece baş aktörlerin bilinmesi yetmiyor. Farklı ülkelerde görevlendirilmiş elçilere kadar bilip özellikle dışişlerinin iyi tanınması bilinmesi gerekmektedir. Yazar'ın yaptığı değerlendirmelerden bu duruma vakıf olduğu kitapta görülmektedir. *Kitapta elçilerle yapılmış birçok farklı olay ve görüşmelerin anekdotların yer alması iyi bir araştırma eser olduğunun da diğer göstergesi olmuş. **İç Politikadaki detaylara takılıp eksik eleştirilerle bu dönemi bildiklerini sanan birçok kişinin okuması gereken bir kitap. *** İnönü ölçülülük ve tarafsızlık politikası çok iyi aktarılmış. Ayrıca İnönü'nün bu dönemdeki beyin takımı da iyi bir şekilde analiz edilmiş. Denge Oyunu Selim Deringil
Tarih
Denge OyunuSelim Deringil · Tarih Vakfı Yurt Yayınları · 201265 okunma
10/10
·112 syf.··
2022 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 17:38
Bu kadar büyük bir eser için inceleme yapmalımıyım bilemedim zira ne yazsam eksik kalacaktır. Ama şunu çok emin olarak söyleyebilirim ki kitaba yapılan kötü yorumlamalar kesinlikle kitabı özümseyemeden okumuş kişinin yapacağı çıkarımdır. öncelikle kitabı okumadan önce varoluşçuluk üzerine küçük de olsa okuma yapmanızı sonrasında Albert Camus hakkında küçük bir okuma yaparak kitaba başlamanızı tavsiye ederim aksi takdirde çok iyi anlaşılamayabilir. Camus çok zor bir coğrafyada çok zor bir dönemde yaşamış I. ve II dünya savaşı görmüş geçirmiş bir isim, elbette ki her yazarın, filozofun içinde bulunduğu dönem kişi üzerinde çok büyük izler bırakır. Genel çizgisi komimiz ve varoluşçu olmasına rağmen kendisinin bir kalıp içerisinde değerlendirilmesini istememiş. Bu durum onun ne kadar iyi bir filozof olduğunun göstergesidir çünkü herhangi bir kalıp, herhangi bir ideolojiye girmeden toplum kalıpları dışına çıkarak düşünebilme kabiliyetinden görebilmekteyiz. 1941 de en yakın arkadaşı komünist olduğu için gözleri önünde idam edilişine şahit olmuş. İkinci dünya savaşında Fransa ve Cezayir de çok büyük yıkımlara uğramış. Fransa da bu yıllarda ülke işgal edilmiş ama aynı zamanda siyasi istikrarsızlıklara boğuşmakta. Bunları neden mi yazıyorum? Kitabın ana karakteri meursault'ta tüm bu izleri görebiliyorum. Her şeyin farkında olan hatta diğer bir çok kişinin göremediği detayları farkında olan Meursault aynı zaman da kendi hayatına karşı inanılmaz kayıtsızdır. klasik yorumlamadır ''Annem '' değil '' anne'' deyişi aslında hiç kimseye bağlılığı olmayan kendisine bile yabancı bir karakterdir. Fransızca okumasında da incelediğinizde '' Aujourd'hui, maman est morte'' olarak başlayan eserin devamın da bu şekilde hitapla devam ediyor. meursault'a kötü yada iyi çıkarımında
Edebiyat
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2022 14:15
Son Ada Kitabi ilk okumaya başladığım da distopik fantastik türden kurmaca hikaye olduğunu düşünmüştum ama tum bunlarin ustunde cok iyi elestiriler , tespitler ve analizler mevcut kitle psikolojisi cok iyi anlasilip esere yedirilmis. Dikta rejimlerin halki getirdigi hal de ayni şekilde. Her bir karakter ayri bir durumun açıklayıcı gibi yazar karakteri doğru bildigini savunmaktan kaçınmayan cok iyi bir eleştirmen ama dogru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misalli sonu hazin. Başkanın köpekbalığı benzetimi ve düşmanca tavırlari nefret tohumları ekerek kendi halinde de ki küçük bir toplulugu mahvedisi... Topluluğun sürü psikolojisinden kopamayarak siyasi emmmelere kurban gidişi düşüncenin körelmesi korkulara hapsolmasi iyinin tam tersine kötü gibi algilandirip hapselmesi ve gerçeğin manipüle ile yok edilişi cok iyi aktarılmış. Zaman zaman kendi yazarlagina yönelikte küçük ic göndermeler ve özeleştiriler mevcut ki esere daha cok güzelik katmis . Livaneli siyasi durumlardan dolayi bazi donemlerde cok büyük sıkintilar yaşamis ve eserde bu durumu bu kadar guzel yansitmasi aslinda bu konuda cok buyuk bir olgunluk Ve cok daha iyi analiz ve tespitler yapmasini sağladığı söylenebilir. Başbakan, yazar ,hikayedeki diger karekterlerin ic dünyalarında ki diyalogları psikolojileri cok iyi ele alınmış. Sürü psikolojisi ve bu tarz diktalarin emmelerine cok kolay boyun eğen insanlar yüzünden ne yazik ki ayni gemide oluşumuz nedeniyle benzer durumlar yaşadığımız da oluyor. Gerçeklerin daha cok farkina varabilecek okuyucular icin keyifli okumalar..
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma