FŲƝƊÁ

FŲƝƊÁ
Daimi öğrenci, kitap kurdu, hasta Beşiktaşlı Ve bu dünya ile yazaşarak ödemeyi seçtim. Acısı da benim sevinci de benim (Şükrü Erbaş) instagram.com/birakademibirkitap_
7 kütüphaneci puanı
1149 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Totaliteriz, çünkü hiçbir şeyi kendimizle kıyaslamaya değer bulmuyoruz. Yeryüzünde ve evrende her şeyin üzerindeyiz. Zihnimizde geçmişe de günümüze de hükmediyoruz; hatta geleceğe bile.
Sayfa 236 - İletişim Yayınları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Amaca yönelik davranışlar, onlara eşlik eden güvenlik ve denetim duygularıyla birlikte bizi sahte bir kavrama, kendi yaşantımızı yönettiğimiz, kendi gemimizin kaptanı olduğümuz şeklinde bir anlayışa götürür. Evet, hayatımızı yaşıyoruz. Ama onu yönettiğimiz doğru değil! Bir dakika sonra hayatta olup olmayacağımızı etkileyen binlerce insan, binlerce rastlantı var. Yaşantımızın şu andaki durumunu, ulaşmış olduğumuz bir nokta olarak gördüğümüzden, bizi o noktaya getiren şeyin de ilerleme olduğunu düşünürüz. Geçmişe bugünden baktığımızda, bulunduğumuz yer bize son derece makul ve mantıklı görünür, sanki biz onu önceden planlamışız, ya da bu yer önceden belirlenmiş gibi. Belirli bir modele uygun bir gelişme gibi gelir bu bize, çünkü yaşantımızda bugün varmış olduğumuz konuma işaret eden olayları, koşulları ve edimleri ayıklayıp seçeriz genellikle. Oysa bulunduğumuz yerde neden bulunmamamız gerektiğini açıklayacak milyonlarca başka sebep de bulabilirdik. Ne var ki temel çabamız hep doğrulamak, hep olayları gizemli olmaktan çok anlamlı gösteren anlaşılır modeller uydurmaya çalışmaktır. Evrenin uçsuz bucaksızlığı ile yekvücut olmak yerine, sabit bir zaman ve mekânda denetlediğimizi sandığımız kısır dünyalar kurarız kendi kendimize.
Sayfa 191 - İletişim Yayınları
"Hayatını planla. Amaçlarını gerçekleştir. Hayattan ne beklediğini bil. Hiçbir şey seni yolundan alıkoymasın. Azim ve disiplin sayesinde yapamayacağın şey yoktur. Bunu başaracak yeteneğe kesinlikle sahipsin."
Sayfa 184 - İletişim Yayınları
Özgürlük, uyuşmazlığın bir fonksiyonudur. Hiçbir zaman uyuşmak zorunda kalmama sürecidir özgürlük. Özgürlüğün doğrulanması, anlaşma peşinde koşmamakla sağlanır. Anlaşma bir süreci durdurur. Her şeyi dondurur. Yaratıcılığı durduran bir frendir o. Eleştirel düşünce, uyuşmazlığı körüklemek demektir. Anlaşmazlık yerine anlaşmayı teş-vik ettiğimizde, totaliterce ve kendimize karşı saygısızca davranmış oluruz. Doğa, çatışma içinde ve çatışma sayesinde ahengini sürdürebiliyorsa, biz de anlaşmayabiliriz. Kendi kendimize böyle bir borcumuz var. Anlaşmamak suretiyle yalancılıktan kurtulur, özgürleşiriz.
Sayfa 180 - İletişim Yayınları
Son tahlilde birbirimizle paylaşabileceğimiz tek şey, hepimizin kafasında bazı sorular olduğudur. Bu sorulara yanit arama süreci icinde yollarımız kesişebilir. Sorgulamaktan ve yanıt aramaktan gelen o "tanıdık bakışı birbirimizin gözünde görebiliriz. Ne var ki, o bakışla paylaştığımız ortaklık duygusu arayış deneyiminden ağır bastığı anda, erişilmezin peşinde koşmak için gerekli olan tüm özgürlüğü de yitirmiş oluruz. Artık özgür değilizdir. Ait olmakla, mutabık oluruz. Fikir birliği bizi birbirimize kaynaştırır. O zaman da, yalnızca aynı soruları sormaya başlamaz, aynı zamanda aynı cevapları arar, hatta aynı kitapları yazarız.
Sayfa 178 - İletişim Yayınları