Kıymetli bir hayati doya doya yaşayanlar genellikle ne kendi çıkarları, ne ülkeleri, ne de kutsal bir dava uğuruna ölmeye hazir hissederler kendilerini, Hiç çekinmeden canını feda etme duygusunu yaratan şey, sahip olunanlar değil, sahip olmak için can atılanlardır. "Olmayan şeyler", “olan seyler" den gerçekten de daha güçlüdür.
'Bir insanın işlerini görmesine engel olacak bir derdi varsa, hatta karnı bile ağrıyorsa, bunun için dünyaya yeni bir düzen verilmesi gerektiğine inanır.
Peygamberler, 'Tanrı’yı hatırla' diye öğretmiyorlardı. "Tanrı'nın yüzlerce tanımını, özelliklerini, emirlerini ezberle' demiyorlardı!. Onlar sürekli şunu tekrarlıyorlardı : Sev, sev, sev! İnsanları sev! Her insanı sev! Her canlıyı sev! Bütün dünyayı sev: Ağacı da, taşı da topraktaki her kum tanesini de, gökteki yıldızı da sev. Her seyi sev! Bütün bunlara hayat vereni sev.