Omuzlarınızı ezen, sizi toprağa doğru çeken zaman’ın korkunç ağırlığını duymamak için durmamacasına sarhoş olmalısınız. Ama neyle? Şarapla, şiirle ya da erdemle.
Görmeyi öğrenmeliyiz, düşünmeye öğrenmeliyiz, konuşmayı ve yazmayı öğrenmeliyiz: Her üç durumda da erek, seçkin bir kültüre ulaşmaktır. Görmeyi öğrenmek; gözü dinginliğe, sabra, gelişmelere açık olmaya alıştırmak; yargılamaya ertelemeyi, her olayı bütün açılarından bakabilmeyi ve bunları kavramayı öğrenmek.
Hiç kimse varoluşundan, şu ya da bu yapıda oluşundan, şu koşullar altında, şu çevrede buluşundan sorumlu değildir. Kişinin yapısındaki uğursuzluk, eskiden var olan ve gelecekte olacak olan olayların uğursuzluğundan sökülüp alınamaz. Kişi, kendi amacının bir istencin, bir ereğin sonucu değildir; "insan ülküsü"ne ya da bir "mutluluk ülküsü"ne ya da bir "ahlak ülküsü"ne ulaşmanın deneyleri onun üzerinde yapılamaz. -herhangi bir erek uğruna bir kimsenin doğasını ezip yok etmek istemek saçmadır.