Uzun zamandır dünya, anahtarlarını cebimde unuttuğum, kendimi içeriden kilitleyip elimi ceplerime atmayı akıl bile edemediğim tuhaf, tahammülsüz bir yere dönüşmüştü. Bu kitapla tanışmamış olsaydım
Eskiden topraklar işgal edilirdi şimdi ise beyinler dedi bugün dinlediğim bir konuşmacı. Algılarımızın yönlendirilmesi, gerçekler hep satır aralarına gizlenmiş yalanlar ise manşet.!
Pakhira; yaptigi bir açıklamada dikkatimi çeken bir konu üzerinde duruyor. Buraya tam manasıyla cuk diye oturur diye düşünüyorum.
Halkın doğasında var olan, kendi alanlarında ünlü olan insanlara sürekli olarak mecburiyet duymalarıdır. Bu insanlar yanlış bir şeyler söylediğinde, insanlar akıllarını kullansın ya da kullanmasın ilk seferde doğru ile yanlışı ayırt edebilirler. Ancak bilinçsizce yanlışı kabul ederler. Diyor. Aslında yalana olan meyilimiz toplum olarak surekli kisilere , toplumlara olan özentimizinde bir eseri oldugunu gösteriyor. Ki buna en büyük örnek olarak Avrupa Birliğine girmek için yaptığımız asılsız şeyler gosterilebilir.
Biraz uzun oldu ama güzel oldu😊