"Bakın, dehanın yüzde beşi ilhamdır yüzde doksan beşi terlemektir. Çok çalışmanız lazım. Ben ömrüm boyunca çok çalıştım. Benim zekam o kadar olağanüstü değil, olağanüstü olan benim merakım."
15.10.2023
Turgenyev'in bu meseleyi sadece ilk aşk özelinde yazdığını zannetmiyorum. Aşk'ın ilki olmaz, teki olur. O yüzden burada herkesin bildiği manada , kullandığı anlamda aşktan bahsetse de aslında aşk sanılan şeyi anlatıyor. Ne Vladimir'in hisleri aşktır ne de babasının ve kızın arasındaki şey. Aşk öyle bir şey olsa çok 'alil' bir his olurud. Hastalıklı. Sakat. Öyle olmamalı. Güç vermeli, güçten düşürmemeli. Bir çok aşağılanmaya katlanmak değildir aşk, özellikle sevenin sevileni aşağıladığı bir olay asla değildir. Öyle şeylere aşk denmesi, bu duyguya hakaret olabilir ancak. Kısacası babanın ve kızın duyguları aşk değil; çünkü arada şiddete varan edepsizlikler var. Şiddetin maddisi de manevisi de ağırdır, biri birinden ağır değildir. Oğulun hisleri de ancak 'his'tir. Aşık adam kıskanmaz bir kere. İnsnaların yine çok yanlış anladığı bir olay. Aşık kadın kıskandırmak kadar tehlileli bir bir işi kendisine yakıştıramaz. Onu tahribatı öyle büyük olur ki ömrü billah telafi edilmez. vs vs. Aşkı tabi ki Tugenyev benden iyi yazar, hissedebildiyse bir yerlerde.
Bu kitabı kaçıncı okuyuşum bilmiyorum ama her seferinde benzer duygularım oluyor, bir önceki okumayı tabii ki unutmuş oluyorum. Mesela bu sefer şu cümleyi kesinlikle ilk kez okudum sanıyorum ama bir yerlerde içimde yer etmiş olacak ki, ben bunu yalnız benim hissimmiş gibi söylediğimi biliyorum. Daha doğrusu onun kullandığı manada değil belki ama küçümsediğim birini, hiç bir manada istemem dediğimi biliyorum. Öyle bir şeyler. İlginç.
"Küçümsediğim kimseleri sevemem. Benden üstün olmalı."
10 Mayıs 2022
Babalar ve Oğullar'ın yazarından, büyük Turgenyev'den yine bir baba-oğul hikayesi...
"Benim ilk aşkım olmadı, ikincisinden başladım."
Bu kitaba şu cümle ile ilgili bir şeyler yazmak isterdim ama cümleye çok anlam
Rezonans Kanunu, her zaman "evet" der.
İnançlarını her zaman doğru çıkarır.
Sana karşı gelmez.
Mesela, hayatının önemsiz olduğuna ve hiçbir anlam taşımadığına mı inanıyorsun, bu inancın, onaylanacaktır.
Gerçek, büyük bir aşkı hak ettiğine mi inanı yorsun, para, manevi ve maddi zenginliği hak ettiğine;
hayatının derin, her şeyi kuşatan bir anlamı olduğuna mı inanıyorsun, bu inancın yaşamında gerçekleşecektir.
“İnsanı en çok kızdıran yalancılıkları değil.yalancılık her zaman bağışlanabilir, çünkü insanı gerçeğe götürdüğünden, kusursuz bir şeydir. İnsanı kızdıran yalan söyleyip, söyledikleri yalana tapmaları…”