Olvido

Frenkler "Gençlik bilseydi, ihtiyarlık yapabilseydi." derlermiş. Ne doğru söz. İnsan, yaşla hakikate eriyor amma, onu kullanmak, ona göre yaşamak gücünü kaybettikten sonra...
Sayfa 74·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Hayat ne tamamıyla güzel, ne büsbütün çirkindir. Hem acıklı hem gülünç tarafları vardır. Onu, neden yalnız bir yanından almalı? Onu neden olduğu gibi almamalı?
Sayfa 53·Kitabı okudu
1000k
Ah çocukluk ah! Ne tatlı mesut zamanlar imiş o da kadrini bilememişim.
Kitap Alıntısı
Nakşibendi tarikatının tarihî kökenleri Orta Asya’dadır. Tari­katın ismini aldığı Şeyh Bahaeddin Nakşibend (1318-1389 Buhara) ne bu tarikatın kurucusu ne de ilk örgütleyen kişisi­dir.Zira Nakşi­bend, Abdül Halik Ghujdawani (Ghujdawanlı, Buhara yakınlarında, ölümü 1220) tarafından kurul­muş.) Bahaeddin Nakşi­bend kendinden önce zaten varolan bu tarikatın önemli ıs­lahatçılarından biridir.
Sayfa 330·Kitabı okudu
Din
Şeyhle­rin kerametine atfedilen mucizeler çok çeşitlidir; bazıları Batı­lı gözüyle mucize sayılmayacak şeylerdir (örneğin, zamanla kendiliğinden geçen yaraların “iyileştirilmesi” veya bir günah­kârı dine döndürme), bazıları geleneksel bilgi dallarıyla ilgili­dir (örneğin bitkilerin ilaç olarak kullanılması), bazıları da telkin ve düşgücüne, hatta hile ve düzenbazlığa dayanan olay­lardır. Büyük bir kısmı Batı anlayışına göre sıradan rastlantı­dan öte gitmez (örneğin yağmur duası böyledir: çoğu insan başarısız duaları unutur, işe yarayan az sayıdaki dua ise akıl­larda kalır).
Sayfa 319·Kitabı okudu
Din