Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kimseler görmedi Ömür hanım, bu dünyadan ben geçtim.
İçimde umudun kırk kilitli sandıkları, elimde bir avuç düş ölüsü yüreğim -içinde senin ve benim ağırlığım-
benim olmayan bir garip gülümsemeyle yüzümde, incelik adına, ben geçtim...
Yerini bulmamış bir içtenlik, yanılmış bir saygı ve bir hüzün eğrisi olarak ilişkilerin gergefinde, ördüm ömrümün dokusunu ilmek ilmek.
Beni cam kırıklarıyla anımsasın insanlar, savrulan bir yaprak hüznü ve dağınıklığı ile...Yükümü yanlış bedestanlara çözdüm.
Şükrü Erbaş
Rus edebiyatında gerçekçilik akımının öncüsü kabul edilen Palto, Nikolay Vasilyeviç Gogol’un 1842 yılında yazdığı uzun hikayedir. ⠀
Hikayenin kahramanı Akakiy Akakiyeviç’in hayatı üzerinden eşitsizliği, baskıyı, bürokrasiyi, sıradan insanların sıkıntılarını o kadar yalın ama çarpıcı bir biçimde aktarmıştır ki Dostoyevski bu hikaye için⠀ ⠀
"Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık."⠀demiştir.
''Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya. Yeryüzünün, gökyüzünün güçlülerine avuç açanlar, yaltaklanmasını bilenler için.''