Hz. Mevlana bir gün eve gelir, oğlunu üzgün görür. Sebebini sorar. Oğlu “Hiç...” der. Hz. Mevlana dışarı çıkar. Kapıda asılı bir kurt postu vardır, onu alır, üstüne giyer. Ellerini havaya doğru açıp ulumaya başlar. Oğlu babasının bu haline bakıp güler.
Hz. Mevlana:
“Evladım gördün mü? Dünya dertleri de işte böyledir. Kurt, aslında korkutucu bir hayvandır. Ama sen o postun arkasında babanın olduğunu bildiğin için korkmadın ve güldün. İşte bütün dertlerin arkasında da Rabb’inin olduğunu bil ve O’na güven” der...
Neden bu erkekler kadın sadakatinden başka hiçbir konuyu namus meselesi saymıyor? Hırsızlık yapıyorlar, cinayet işliyorlar, yalan söylüyorlar, aldatıyorlar, başkasının hakkına tecavüz ediyorlar, kendilerinden güçlüler karşısında yaltaklanıyorlar ama erkeklikleri ve namusları sadece kadın konusunda akıllarına geliyor. Zavallılıklarını ahlaksızlıklarını kadın kanıyla temizleyebileceklerine onları inandıran ne?
Ölüm, insan ruhunun duvarlarını, oralardaki eski acıları kapatarak bir başka renge boyar ama bir süre sonra, eski boyaları kazınmadan badana yapılmış bir duvar gibi insanın ruhundaki asıl renkler yavaş yavaş ortaya çıkar...