Fatma Sonay

8/10
·147 syf.··
2025 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 21:58
"Eşekli Kütüphaneci"nin öyküsünü daha önce TV kanalları aracılığıyla duymuştum. Kütüphane rafında görünce duraksamadan elime aldım. Buram buram kitap sevgisi içereceğine emindim. Nitekim de öyle buldum, gerçek kitap aşığı bir insanla tanıştım, Mustafa Güzelgöz, namı diğer Eşekli Kütüphaneci. İnsanlar kitap okusunlar, kendi deyimiyle "bilmezliği yensinler diye" kitapları eşeklerin sırtına yükleyerek köylülerin ayağına kadar yıllarca taşıyan, Ürgüp ve yöresindeki 30'a aşkın köye bu yolla hizmet veren, bir çok köyde kendi çabalarıyla köy kitapevleri açtıran, kadınlar kitapevlerine gelsinler, öyle böyle okumaya alışsınlar diye kitapevlerine bulup buluşturup dikiş makineleri koyduran, bunlarla yetinmeyip köylerde kooperatif çalışmaları başlatan, gençlere futbol çalıştıran... kocaman yürekli bir insan Mustafa Güzelgöz. Bir şeyler yapmanın, cehaleti yenmenin gayretiyle yanıp tutuşan, gücü yetmediğinde gözyaşları sel olan ama pes etmeyen, daima çabalayan bir kahraman. Ama ülkemin maalesef hala devam eden bir gerçeği: Çok çalışan, üreten insan birilerinin gözüne batar, hemen baltalanması, alaşağı edilmesi gerekir. Mustafa Güzelgöz hakkında birilerinin (!) dayatmasıyla soruşturma başlatılır ve hiç istemese de, içi kan ağlayarak emekliliğe zorlanır. İçten içe bekler ki, birileri çıksın, Mustafa Güzelgöz'ün hizmetlerinden, gayretlerinden bahsetsin, sen bize daha lazımsın desin. Bakar ki çıkmaz böyle bir çıkış, kendi dolaşır kapı kapı, daha yapılacak çok şey olduğunu, çalışmak istediğini söyler ama nafile... İçim ezildi, isyan etmek istedim. Çalışan, taş taş üstüne koymak için gayret eden, üretmek için kendini hırpalayan insanları bu aşağı çekmek çabası neden? Kendi menfaatleri, görünürlükleri zarar görmesin diye faydalı olmaya çalışan insanları gözden düşürme adına yapılan bu
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Fatma Sonay

, bir kitap okudu
8/10
·147 syf.··
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2025 21:58
·
2025 34. kitabı
Fakir Baykurt
8.5/10 · 18,4bin okunma
'Düşünüyorum, köylülere nasıl götüreyim kitabı? Akşam aklımda bu, sabah aklımda bu. Bir gün, 'Eşekle götür ulan, eşekle!' dedim kendi kendime. İki sandık yaptır, üçer gözlü. Doldur kitapları sandıklara, sür eşeği köylere, böyle böyle köylüleri okumaya alıştır. Önce kendin götür köylere kitapları, sonra eşeği bir hizmetliye ver. O götürüp dağıtsın. 15 gün sonra gidip dağıttığı kitapları geri alsın. Almaya giderken yenilerini götürsün; yani birlikte götürelim."
Sayfa 47·Kitabı okudu
"Mustafa Bey anlatıyor: 'Kitap sevgisi diye bir sevgi vardır sanırım. Ana sevgisi, kardeş sevgisi, yâr sevgisi gibi bir sevgi. Bu sevgi insanın içinde doğuştan mıdır? Yoksa sonradan mı uyanır? Bunu bilmiyorum. Daha doğrusu, ben şöyle inanıyorum: Kitap sevgisi de bütün öbür sevgiler gibi doğuştan vardır ama uyuyordur. Onun, zamanı gelince uyandırılması gerekir. Kitap sevgisinin bende nasıl uyandığını düşünüp bu kanıya varıyorum..."
Sayfa 42·Kitabı okudu
8/10
·202 syf.··
2025 33. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 20:01
Düşünceler arasında koşturanlar, iç seslerini susturamayanlar, duyguları uçlarda yaşayanlar, gün geçtikçe kendi yalnızlığına gömülenler için birbirinden güzel öykülerin yer aldığı bir Oğuz Atay kitabı. Özellikle kitaba adını veren "Korkuyu Beklerken" isimli öykü muhteşem. Bana kalsa Oğuz Atay'ımsı bir iç diyalog var öykülerde. Yani hepsinde bir parça Oğuz Atay buluyorsunuz okurken. Öyküler; duygular, düşünceler gel gitlerle dolu ama öyle doğal bir uyumla geçişler yapılmış ki tüm canlılığıyla aynı duyguları hissediyorsunuz. Öykülerin tamamında ironik bir anlatımı var yazarın. Dönüp aynı cümleleri tekrar tekrar okutuyor insana. Ve en son soruyor: "Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?" Seni tanıdıktan sonra buralarda olmamak mümkün mü sevgili yazar...
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma