Yazarın bu kitabı ailesini ifşalayarak intikam için yazdığını düşünüyorum, çünkü kitap bir otobiyografi.
Kitabın üstünde “21.yy’ın en iyi 100 kitabı” yazıyor.
Gerçekten mi!
Çevirisi mi vasat, orijinalinde mi anlatım bozukluğu var, anlamadım. Nasıl olmuş da bu kitap Türkiye’de 13.baskıya ulaşmış?
Hikayede çok kopukluk var.
Yarısına kadar çok zor okudum. Sonra hikaye akıcılık kazanıyor.
İmkansızlıklar veya zorluklar içinde okumaya, var olmaya çalışan bir bireyin hikayesi.
Okula gitmemiş, yarım yamalak bir eğitimle Cambrige kazanmış Tara’nın hikayesi.
Bu bireyin başarısı mı, kilisenin desteği mi ben emin olamadım ama, başarı olarak pompalanmış.
Okumazsanız bir şey kaybetmeyeceğiniz, okuduğunuzda da pek kazancınızın olmayacağı bir kitap.
Akşamları eve dönerken, karımın güzel yüzünü yine göreceğimi düşünerek, mutluluk duyuyordum. Onun, çevremi kuşattığı dekor hoşuma gidiyordu. Güzel şeyler ortasında yaşamaya alışmamıştım, ama buna doğuştan ihtiyacım var gibiydi.
"Çalışma kelimesine, eziyet, yorgunluk, acı gibi ifadelerin yakıştırılması son derece üzücüdür. Psikolojide basit bir kuram der ki; aşırıya kaçılmadığı takdirde tüm çalışmalar mutluluk verir."
Jules PAYOT