Bu kitabı 10 Kasım anısına paylaşıyorum.
Üstünde şöyle yazıyor ki herkes kitabı bununla bilir: Atatürk’ün okul müfredatına konulmasını istediği kitap.
Kitap Finlandiya’nın Rus himayesinden çıkıp nasıl küllerinden doğduğunu anlatıyor.
Bence köy enstitülerinin fikir babalığı da Atatürk’ün Snellman’a duyduğu hayranlıktan geliyor. Snellman, Atatürk gibi adammış. 1881 yılında ölmüş, Atatürk’ün doğduğu yılda.
(Belki de ikisi aynı kişi).
Atatürk bu kitabı okumamızı istedi, çünkü ömrünün bize iyi bir yurttaş, öğretmen, bilim insanı olmanın ne demek olduğunu gösterecek kadar uzun olmadığını biliyordu.
Eğer gerçekten, Atatürk’ün dediği gibi, bu kitap müfredatta yerini alsaydı, şu an bambaşka bir Türkiye’de olurduk. 21. yüzyılın en zor yanı, evrimsel süreçteki farklı insanlarla bir arada yaşamak. Kitapta bir nevi ilkel beyinleri geliştirmenin ve medeniyet seviyesine çıkarmanın yolları yazıyor.
Böyle homojen bir grupla yaşamayı hayal etmek bile güzel.
Öte yandan, Atatürk’ü anlamanın yollarından birinin de, bu kitabı okumaktan geçtiğini savunuyorum. İlkelerinin temeli Snellman’e mi dayanıyor acaba? Ben Atatürk’ün Snellman’dan çok etkilendiğini düşünüyorum. Okuduğunuzda, ikisi arasındaki bu benzerliği göreceksiniz.