Görsel kitle kültürünün çerçevelediği ve biçimlediği ve dünya içerisinde, "insanın temel varoluş etkinliği" olan kültür, insanlar (halklar topluluklar) tarafından değil, bir "sektör” tarafından "seri üretim" sürecinde imal edilir ve insanlara "tüketim" için sunulur.
Değerler, duyuşlar, düşünceler, inançlar, edimler ve pratikler toplamı olan kültür, "sermaye"dir artık. Bu "sermaye"nin birikimi de seyirle sağlanır. Bu süreç oldukça farklı bir insanlık algısı ve anlayışının da biçimlenmesine yol açar. Artık "düşünmek"ten çok "seyretmek"; “bilmek”ten çok "görünmek"; kafaya değil göze hitap etmek; meslek sahibi olmaktan çok şöhret sahibi olmak; çalışmaktan çok kolay para kazanmak; "emek''ten çok "eğlenmek'', toplumsal tercih olarak rağbet görmeye başlar.