Funda Yıldırım Kılıç

Funda Yıldırım Kılıç
@Funda_y
10/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2020 17:07
Gidenlerin geride bıraktıklarını anlatan 5 öyküde oluşuyor. Eski basım Sel yayınları kapak tasarımı çok hoşmuş. Şimdi İletişimden çıkıyor ama illüstrasyonu maalesef zayıf buldum. 2019 Sait Faik Hikaye Armağanı ödülü almış ve bence dekatbekat hakkettiği kanısındayım.Melisa Kesmez' i listeme ekledim ve diğer kitaplarını da en kısa zamanda okuyacağım. 5 hikaye bu kadar mı bamtelinize dokunur cinsten anlatılır. Kitabın adı 5.hikayede gizli. Benim favorim ise "Son Bir Çay" oldu.
Nohut OdaMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 201910,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·59 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2020 16:48
Film montajcısı yazarımızın bir kitap tasarlamayı planladığı zaman diliminde gerçekle kurgunun karıştığı filmlerle, sahneler, replikler ve müziklerle70'lerin İstanbul'unda dolanıyor buluyorsunuz, kendinizi.İşte o anda Müzeyyen giriyor devreye. Diyalogları Sadri Alışık filmlerine yazılmış gibi ve Müjgan'la olan karşılıksız aşklarını anlattığı zamanki replikleri anımsatıyor bize. Yazarımızın Müzeyyen'i gerçekten var mı yoksa yazar henüz kurgulayamamış da bundan kaynaklı bir buhranla karar verememe ikircikliği mi yaşıyor, açıkcası tam karar veremiyorsunuz. Okurken Orhan Babadan, Avaramu adlı parçadan tutun da birçok film karesi ve müzik canlanıyor belleğinizde. Bana, Müjde Ar'ın "Ah Belinda" filmini hatırlattı. Filmde de gerçekle kurgunun arasında kendini kaptıran ve kaybolan Müjde Ar'ın gerçeğe dönme mücadelesi vardı.Burda da yazarın kurgular içinde gerçek mi kurgu mu ikilemi de kültürel ögelerimizle yoğruluşu mevcut. İncecik bir kitap ama dikkatli okumayı gerektiriyor.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
9/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2020 16:03
Geçenlerde Aliye Berger'in hayat hikayesini okurken tanıştım bu kitapla. Daha öncesinde Oya Baydar okumamıştım. 91'de Sait Faik Hikaye Armağanı da alınca okumaya karar verdim. Türkiyedeki kadın yazarları her daim özgür ve cesur çizgilerine _Tezer Özlü, Ayfer Tunç, Ayla Kutlu, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Leyla Erbil, Firuzan... _hayran kalmışımdır. Ki listeme yeni birini eklemeniz mutluluğunu yaşıyorum. Yorumlarda biraz siyasal ve empoze edici bulanlar olmuş lakin ben hiç bu hisse kapılmadım. Aksine yazarla birlikte kazananın da kaybedenin de olmadığı bu döngünün içinde dipçik seslerinden ve sürgülü kapılar ardından, haki elbiselilerden kaçtım. Onunla beraber bir fotoğraf karesine bakarken hüzünlendim zira fotoğraftakilerin kimi ölüm orucunda, kimi idam sehpasında, kimi işkence altında, kimi kayıp, kimi de kimvurduya gidip haince vurulmuştur. Geçmişte aynı dili konuşanların zamanla bir ölü oluşuna şahit olduk. Otuz dilde karşılığı olan "entarnasyonel" i yıkılan duvarın ardından avazımız çıktığına bağırarak söyledim. Gidilen bir bit pazarında ucuza satılan insan hayatlarına şaşıracak baktım. Okurken ilk başlarda Can Dündar'ı köşe yazıları tadı verse de sonraları kullandığı imgelerle Murathan Mungan tadı aldım, diyebilirim. Dili çok akıcı ve şiirsel. Oya Baydar siyasi kimliğine takılmadan onun literatüründe savrulmanız dileğiyle
Elveda AlyoşaOya Baydar · Can Yayınları · 2023407 okunma
10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2020 11. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 19:07
Hasan Ali Toptaş'ın o masalsı diline hayranım ve çocuk kitabında üslup nasıl acaba diye merak ederek okudum. Ve sonuç yine mükemmel... Etkilenmemek mümkün değil. Bir gürgen ağacının kesilmemek için hayata tutunuşu, ve insanoğlunun doğaya karşı acımasızlığı ve sonunda ilerde kesilirse ne olup da tekrar can bulurum diye hayaller kuruşu, bir gece kaçak bir şekilde kesilip bir marangoza satılışı ve marangozun hayatına şahit oluşu... Ardından tekrar yeni serüvenler... Hayaller kuruşu bir beşikle bebelere ninniler söyleyişi,göğe açılan pencere olma düşü, en kötüsü hapishaneye açılan daha doğrusu açılamayan bir kapı olup tutsakların türkülerine şahit oluşu derken hiç düşlemediği bir hayata mahkum oluş öyküsünü bir solukta okuyacaksınız. Ne olduğunu söylemeyeyim ki büyüsü bozulmasın. 5,6 ve 7.sınıf öğrencilerim için önereceğim ağaca, böceğe, insana tatlı dokunuşlarla insan olmayı sorgulayan naif bir kitap.
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20197,5bin okunma
7/10
·282 syf.··
2020 10. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2020 16:35
Deborah'ın bebekliği ve çocukluğundan 16 yaşına kadarki dönemlere dönerek neden bu hale gelişini delilik ve normalsellik arası geçişi sorgulayan ve klinikle şekillenen hayatını konu alıyor. D koğuşu tam da nesnel gerçekliğin arandığı yerde son buluyor ya da yeniden doğuyor kahramanımız Deborah. Kitap yarı roman, yarı otobiyografi... Bir gün klinikteki uygulamaları yanlış bulup bunu doktoruyla paylaşan Deborah, "hayır!" yanıtını alır ve bunun üzerine "Adalet uygulanmıyorsa, namussuzluk örtbas ediliyorsa ve inançlarını koruyan insanlar acı çekiyorsa sizin gerçekliğiniz ne işe yarıyor." diye sorar. Dr. Furi de "Sana gül bahçesi vadetmedim."diyerek kitabın adının oluşum sürecini başlatmış olur. Deborah'ın Yr adlı ülkesi ve kendine has dili olan hayali şehre gidişi orada bulunan tanrıları Anterrabae ve yer yer fısıltılar ve çığlıklarla Deborah'ı etkisi altına alan kara tanrı Lactomaeon, buyuran sesleriyle birlik, kuyu, koro ve iki dünyanın çakışmasını önlemeye çalışan fenomenle dolu 2.yaşam arasından gerçek dünyaya dönmeye çalışan kahramanımızı öyküsüne bir solukta şahit olacaksınız. Demeyi isterdim ama ben bu kitabı 16 günde bitirmişim. Etkilendim ve okurken yordu beni yoksa 2 günde rahat bitecek bir kitap. Tavsiyem sakin bir anınızda şartlayarak okumanız.
Sana Gül Bahçesi VadetmedimJoanne Greenberg · Metis Yayınları · 202119,3bin okunma