Konuşmak,anlatmak artık insanlara bir şey farkettirmiyor.Artık kimse hayal kurmuyor.Herkes hayatın tekdüzeliğinin içinde bir yol bulup ölene kadar yaşamak istiyor.Artık kimse anlamıyor.
Bir insanın bütün varlığı ile, karmakarışık ruhu, esrarı çözülmemiş vücudu, arzuları, ihtirasları,aslında her şeyi ile size teslim olması, size katılması ne muazzam bir şeydir!Bunu tamamiyle anladığınızı biliyorum.Bunun karşısında ilgisiz kalamayacağınızı da biliyorum . Hiçbir insan seven bir insanın karşısında alakasız olamaz. Dünyanın en harikulade olayı karşısında kimse davranış özgürlüğüne sahip değildir. Buna hakkı yoktur.Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekân içinde bir yer işgal etmekten vazgeçemeye kuvvetimiz yoksa , bize verilen bir aşkı da almaya gücümüz yoktur. Sizi seviyorum...Hem nasıl seviyorum...Sizin için herhangi bir şeyi yapmak istediğim zaman beni durduracak kuvvet düşünemiyorum.
Caddedeki kalabalık beni sahiden sıktı.Ben ikide birde böyle oluyorum,bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum,bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum.Bu nefret filan değil...Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki , etrafımda küçük bir hareket,en hafif bir ses bile istemiyorum.Kafamda, hiçbir şeyle değişilmesi mümkün olmayan muazzam hayaller ,bana her şeylerden daha kuvvetli görünen fikirler birbirini kovalıyor...Sonra birdenbire etrafımda bana yakın birini arıyorum. Bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker,uzun uzun anlatacak birini .O zaman ne kadar hazin bir hâl aldığımı düşünemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış üç günlük bir kedi yavrusu gibi kendimi zavallı hissediyorum.