Furkan Pala

Furkan Pala
@FurkanPala
Kısa ve havalı söz.
Kadınlar kimin emanetiydi?
...Tapımsal kadınlık kültürel dayanıklılığın ya da kalıcılığın güvencesi değildir... Çünkü tapım nesneleri kendi sembolik yüceltilişlerinin tutsağıdır. Her totem tabu içinde yaşar.
Sayfa 21 - epos
Edebiyat
Reklam
Şairlerin de bildiği gibi, aşık olmak akıldışıdır.
Sayfa 16 - epos
Edebiyat
Dikkatli okuyunuz!
Uygar insan, doğaya ne kadar boyun eğmiş durumda olduğunu kendinden gizler. Kültürün görkemi, dinin yatıştırıcılığı dikkatini çeker, inancını kazanır. Ama doğanın herhangi bir kımıldanışı her şeyi tuzla buz etmeye yeter. Yangınlar, seller, yıldırımlar, fırtınalar, kasırgalar, yanardağlar, depremler - her zaman her yerde hazır ve nâzırdır. Felâketler iyiyi kötüden ayırmadan vurur. Uygarlaşmış hayatın bir yanılsama haline ihtiyacı vardır. İnsanın hayatta kalma mekanizmaları arasında en kuvvetli olanı, doğanın ve Tanrının nihaî iyilikseverliği fikridir. Mevcut kültür, bu fikir olmadan korku ve umutsuzluğa geri dönerdi.
Sayfa 13 - EPOS
İnsan ve Toplum
Profesör, gözlerini delikanlıya dikti: "Mustafa İnan o sırada ölseydi," dedi, "belki de uzun yıllar, mekanik kolunda iyi bir öğreticiden yoksun kalacaktık. Belki de dün seninle tanışamayacaktık, belki hiçbir zaman tanışamayacaktık. Yani demek istiyorum ki bizim ülkede her şey pamuk ipliğine bağlı. Belki de nice Mustafa İnan'lar damdan düştükten sonra kendilerine gelememişlerdir; belki de daha önceleri, doğum sırasında filan ölmüşlerdir."
Sayfa 25
Edebiyat
Türkiye'de üst sınıfın çocuklarını Levent'ten Aksaray'a bırakırsan simit bile alamazlar. Halbuki elit okulun çocuğu aslında gözü açık olur, dünyaya intibak eder. Bizde elit çocuk diye yetiştirilenlerin neyin eliti olduğunu anlamak zor.
Sayfa 162·Kitabı okuyor
Hayat
Reklam