Geleceğin parlak sonuçlar sunmadığı şartlarda mü'min ye'se kapılmıyor. Çünkü kâinatın çekilip çevrilmesinde insan soyunun iktidar sahibi olmadığını, insanın ihtiyarını ancak dua ederek ve vecibelerini yerine getirerek kullanabileceğini biliyor. Mü'min ye'se kapılmıyor, ümidini kaybetmiyor; çünkü duanın gereksiz ve geçersiz olmadığına bir tek o inanıyor. Sadece o, bütün kazançların önüne tevbenin sağlayacağı kazancı koyabiliyor.
Günümüz Türkçesi ile Evliya Çelebi'nin Tokat hakkında söyledikleri şöyledir: “Bu havası hoş şehrin dört tarafından bahçe ve bostanlar içinde sular akar, bahçelerde bülbüllerin sesi insan ruhuna rahatlık verir. Meyveleri lezzetli ve latif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiyeler ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardırlar. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yapmaya hevesleri çoktur. Camii, saray, köşk ve imaretleri o kadar metin ve güzel olur ki, bunlara girenler hayrandır. Şehir genişlik ve ucuzluklu bir yer olup dünya yüzünde eşi yok gibidir. Yılın her zamanında halkın nimetleri boldur. Hacı Bektaş Veli'nin hayırlı ve bereketli dualarıyla bu eski tarihî şehir: "Âlimler konağı, fazıllar yurdu ve şairler yatağıdır."