Yavuz Efe

Yavuz Efe
@FyodrDostoyevski
Ölüm olasılığı, çarpıcı bir şekilde sonsuza dek hayatta olmayacağımızı hatırlatarak bizi zaman çarkının tekdüzeliğinden çekip çıkarıverir. Bu durum yaşadığımız anı ciddiye almamızı sağlar; Türk atasözü ''Yarın ola hayrola'' artık bizi rahatlatıp geçerli bir mazeret sunmuyor; insan sonsuza dek bekleyemez. Halihazırda hayatta olduğumuz gerçeği, günün birinde öleceğimizi yüzümüze çarpar: O halde neden bu zamanı en azından ilginç bir şeyler yaparak değerlendirmeyelim?
Sayfa 264·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdiki zamanın gerçekliğiyle yüzleşmek çoğu zaman endişeye neden olur. Bu endişe en basit haliyle tuhaf bir ''çıplaklık'' hissidir; gözümüzü alamayacağımız ve kaçacak yahut saklanacak yerimizin olmadığı önemli bir gerçeklikle yüz yüze gelme duygusudur. Bu durum, kişinin çok sevdiği ve saygı duyduğu biriyle aniden yüz yüze gelmesi halinde hissedeceklerinden farksızdır. Şimdiki zamanla yüzleşmenin endişe yaratmasının daha bariz nedenlerinden biri de kararlar ve sorumluluğa dair sorular ortaya atmasıdır. İnsan geçmiş ve uzak geleceğiyle ilgili çok az şey yapabilir; bu yüzden onların hayalini kurmak ne keyiflidir ama! İnsan hem sıkıntıdan hem de hayatıyla ilgili ne yapması gerektiğine dair sıkıntı verici düşüncelerden uzaktır!
Sayfa 261·Kitabı okudu
Zamanla yapıcı bir ilişki kurabilmek için öncelikle şimdiki zamanın gerçekliği içinde yaşamayı öğrenmek gerekir. Zira psikolojik anlamda ifade edecek olursak, şimdiki zaman sahip olduğumuz tek şeydir. Geçmiş ve gelecek, şimdiki zamanın bir parçası oldukları için anlam taşır: Geçmiş bir olay şimdi vardır, çünkü insan içinde bulunduğu anda istediği zaman gelecek hakkında düşünebilir. Geçmiş de bir zamanlar şimdiki andı ve ileriki bir dönemde gelecek de şimdiki zaman olacak. Geleceğin ''sonrasında'' ya da geçmişin ''öncesinde'' yaşamaya çalışmak daima bir yapaylığı, kişinin kendi benliğini gerçeklikten ayırmasını da beraberinde getirir; ne de olsa insan şimdiki anı yaşamaktadır. Geçmiş şimdiki zamanı aydınlatabildiği, gelecekse onu daha zengin ve yoğun kılabildiği müddetçe vardır. İnsan dosdoğru kendi içine baktığında, yalnızca şimdiki zamanın o belirli anındaki bilincinin farkına varır. İşte en gerçek olan ve asla kaçırılmaması gereken şey de bu anlık bilinç halidir.
Sayfa 259·Kitabı okudu
Kişinin zamanın farkında olma kapasitesini nevrotik, yapıcı olmayan bir şekilde kullanmasına verilebilecek örneklerden biri de yaşamayı ertelemektir. Ağaçların yahut hayvanların aksine insanlara şimdiki zamanın dışında hayvanların aksine insanlara şimdiki zamanın dışında durarak geçmiş veya geleceği bir tür kaçış yöntemi olarak kullanma becerisi ''bahşedilmiştir.'' Şimdiki zamanda hayatlarıyla ilgili bazı sorunlarla yüzleşen çoğu insanın kendilerini ''evlendiğimde işler yoluna girecek'' y a da ''üniversiteden mezun olduğumda her şey düzelecek'' ya da ''yeni bir işe girdiğimde sorun kalmayacak'' gibi düşüncelerle avuttuklarını görürüz. Gerçekten de pek çok insan mutsuzluk, sıkıntı ya da amaçsızlık gibi hislere otomatik tepkiler vererek, ''Gelecekte beni bekleyen ne tür güzellikler var?'' sorusuyla zihinlerini içinde bulundukları andan uzaklaştırmaya çalışıyor. Bu durumda geleceğe dair ''umut'' aslıdna şimdiki zamanı öldürüyor. Oysa umudun bu tür bir ''uyuşturucu'' şeklinde kullanılması gerekmiyor. Yaratıcı ve sağlıklı halinde umut kişiye enerji veren bir tavır, kendimizi daha canlı hissedebilmek için gelecekte yaşanacak bir olaya dair mutluluğun sezgisel olarak şimdiki zamana taşınmasıdır ve böyle de olmalıdır. Benzer şekilde geçmişi düşünmek de bir tür kaçış işlevi görebilir. İçinde bulunulan anda güç bir sorunla karşılaştığımızda, ''En azından şu şu zamanda her şey çok daha iyiydi'' diyebilir ve zihnimizi bahsi geçen anıya kaptırabiliriz.
Sayfa 256·Kitabı okudu
Hafıza yalnızca geçen zamanın üzerimizde bıraktığı iz değildir; aynı zamanda en derin umutlarımız ve korkularımız için önem taşıyan şeylerin bekçisidir. Hal böyleyken hafıza, zamanla esnek ve yaratıcı bir ilişkimiz olduğuna ve bu ilişkiye dair yol gösterici ilkenin saatle değil de deneyimlerimizin nitel önemiyle şekillendiğine dair diğer bir kanıtıdır.
Sayfa 252·Kitabı okudu