Zamanla yapıcı bir ilişki kurabilmek için öncelikle şimdiki zamanın gerçekliği içinde yaşamayı öğrenmek gerekir. Zira psikolojik anlamda ifade edecek olursak, şimdiki zaman sahip olduğumuz tek şeydir. Geçmiş ve gelecek, şimdiki zamanın bir parçası oldukları için anlam taşır: Geçmiş bir olay şimdi vardır, çünkü insan içinde bulunduğu anda istediği zaman gelecek hakkında düşünebilir. Geçmiş de bir zamanlar şimdiki andı ve ileriki bir dönemde gelecek de şimdiki zaman olacak. Geleceğin ''sonrasında'' ya da geçmişin ''öncesinde'' yaşamaya çalışmak daima bir yapaylığı, kişinin kendi benliğini gerçeklikten ayırmasını da beraberinde getirir; ne de olsa insan şimdiki anı yaşamaktadır. Geçmiş şimdiki zamanı aydınlatabildiği, gelecekse onu daha zengin ve yoğun kılabildiği müddetçe vardır.
İnsan dosdoğru kendi içine baktığında, yalnızca şimdiki zamanın o belirli anındaki bilincinin farkına varır. İşte en gerçek olan ve asla kaçırılmaması gereken şey de bu anlık bilinç halidir.