"Sessiz ve sakin bir yapıya sahip, en önemlisi, kitap okumayı bir hobi olarak değil, severek yapan ve bunu hayatının bir parçası haline getirmeye çalışan biriyim."
KİTAP HAKKINDA GENEL GÖRÜŞLERİM
Baş kahramınımız Çiçikov'dan bahsederken; ilk defa böyle bir karakterle karşı karşıya geldim. Açıkçası pek bir özelliği yok ama nedense kitabın yazılış aşamalarını da ele aldığımızda bu karakter sizi çekiyor. Bir şeyler arıyorsunuz onda ve kitap bitse dâhi hâlâ bir şeyler çıkacakmış gibi hissediyorsunuz. Beyni kaynatan havalarda Rus romanı okumak zordur. Zaten genel olarak kitap okumak zorluyordu beni ama kitabı sonunda bitirdim. Fakat çok da etkilemedi beni. Özellikle son kısımlarında farklı bir hava, bir aksiyon, şaşırtıcı bir durum bekledim ama öyle olmadı. Bilemiyorum belki ben hedefi çok büyütmüş olabilirim. Ne de olsa sıradan çiftçilerden, memurlardan oluşan bir romandı. Yine de yazarın bu iç karartıcı durumu, kitabın ikinci cildinin yakılmasından dolayı eksik metinlerin bulunması ve Gogol'un güzel bir kaleme sahip olması bu kitabı kötülememi biraz engelledi diyebilirim. Açıkçası önerebileceğim ilk kitaplar arasında yer alacağını sanmıyorum ama Gogol'un "Palto", "Bir Delinin Hatıra Defteri" gibi kitaplarından sonra bu kitabı da okuyarak Gogol'a iyice yaklaşacağınızı düşünüyorum. Teşekkür ederim. Herkese keyifli okumalar...
Nikolay GogolÖlü Canlar
Alexandre DumasÜç Silahşor
Roman meşhur 3 silahşör Athos Porthos ve Aramisin yanına; Gaskonyalı genç, hırslı, güçlü, inançlı D'artagnan'ın yanlarına katılmasıyla olayların gelişmesiyle başlıyor. 3 silahşör'ün yanlarına katılma süreci biraz sancılı olan d'artagnan babasının bizzat eski silah arkadaşı olan D'essarts birliğinin komutanı Mösyö de Treville'a oğlu aracılığıyla bir mektup göndererek oğlunun silahşörler birliğine alınmasını talep ediyor ve belirli eğitimlerden geçen d'artagnan kendisini kanıtlayarak birliğe girip yaşlısından gencine herkesin saygısını kazanıyor. ( açıkçası başlarda kendisine hayran olduğum kurgusal karakter tiplemelerinden birisiydi tabi kitabın ileriki sayfalarında bu fikrim tamamen değişiyor ... ) Kitap fransız devrimi ve insan hakları bildirgesinin yayınlanmadan önceki dönemini yansıtıyor ve itiraf ederim ki Alexandar Dumas dönemin Fransasını çok güzel şekilde betimleyerek okura sunmuştur. Kitabın uzunluğuna aldanmanıza cidden gerek yok kitap maceralarla betimlemelerle ve yer yer ufak şakalaşma tarzı olaylarla hem keyifle okumanızı merak etmenizi ve sıkılmadan devam etmenizi sağlayacaktır. Kitabın baş kahramanlarından biri olan ve cesurluğuyla inancıyla gönüllerde taht kuran d'artagnan 'ın dönemin kraliçesinin çamaşırcısı olan Madam Bonecıeux 'a aşık olmasıyla ve kardinal richelıeu' nun kendisine dur durak bilmeyen entrika ve suikast girişimlerinden payını fazlasıyla almıştır. Kitapta bir karakter var ki ömrü hayatım boyunca bir kadın karakterini bu kadar acımasız hırslı ve şeytani dominant bir kadını daha önce hiçbir kitapta görmemiştim .
Namı diğer Milady ...
Kardinal hizmetinde çalışan milady çeşitli politik meselelerde kardinalin elini güçlendirip hızlı kararlar almasını sağlayarak önemli bir güç sağlamaktadır. Kitabımızın meşhur 3'lü