Fakat İrlandalıların tuhaf bir alışkanlıkları var; ne zaman Mayo eyaleti anılsa (ister övmek, yermek veya nötr şekilde olsun), yeter ki Mayo kelimesi bir şekilde telaffuz edilsin, İrlandalılar hemen "God help us!" ifadesini eklerler arkasından: Tanrım, bize merhamet (yardım) et!"
Bundan dolayı insan hiçbir şekilde tutkularının kölesi olmamalı; çünkü onların maksadı insanı en içsel prensibinden uzaklaştırmaktır. "İnsan, mantık yaratığının (insanın) doğa tarafından mantığa uyması ve mantığın önerilerine göre hareket etmesinin öngörülmüş olmasını kanıksamalı." Böyle davranmak, dürtüleri kısıtlar; çünkü "duygsal tepkiler mantıksal hareket etmeye engel olur ve ruh armonisini bozar"; onlar "ruhun hastalıkları"dırlar. Stoacıların hayat ideali bundan dolayı "tutkusuzluk"tur, "sarsılmazlık"tır, hem de ve bilhassa kaderin darbelerine karşı. Birçok stoacı bunu yaşantısında kanıtladı. Bu stoacı tutum, bugün bile örnekliği geçerli olan bir tutumdur.
Peki ama insan kendisyle bir uyuma nasıl erişebilir? Zenon'un cevabı: "doğayla uyumlu yaşamakla"dır. Kendisi olma, o halde sübjektif bir keyfilik değil, insanın kendi içerisindeki yasaya bağlılıktır, doğasına bağlılıktır; ama bu da dışarıdaki büyük doğa ile uyumluluk içerisindedir. Kendisiyle örtüşen şekilde hareket edenler ve böylece kendi içlerindeki doğayı hayata geçirenler, aynı zamanda her şeyi kuşatıcı olan kozmos yasaları ile uyumlu hareket etmiş olurlar.
"Genç olan, felsefe yapmaktan geri durmasın, yaşlı olan, felsefe yapmaktan yorulmasın. Çünkü ruh sağlığına dikkat etmek, ne hiçkimse için çok erkendir, ne de çok geç."