Gamax

Gamax
Okurun kav­rayış kapasitesine göre kitapların kendi kaderleri vardır -Hiçbir şey doğru değil, her şey mübah- #Comme ci, comme ça#
Kahramanlığa çok zararlı olan bir şey yapmaya başlamıştı: düşünmeye başlamıştı...
Reklam
10/10
·343 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 21:53
"Çavdar dilimi üstüne jambon"(Ham on rye) Bukowski'nin çocukluk ve gençlik yıllarını anlattığı bir otobiyografi. Türkçeye "Ekmek arası", Almancaya ise "Das schlimmste kommt noch" (daha kötüsü daha gelecek) ve "Fast eine Jugend" (Neredeyse bir gençlik) başlıkları altında girmiş. Bu kitap ise iki almanca başlığı "veya" ekiyle birleştirmiş. Bukowski'yi henüz okumamış olanlar veya benim gibi, bir kitabını okumuş olan ve henüz ona dair bir fikir edinmemiş olanlar için Bukowski okumalarına giriş olarak ideal bir kitap bence. Çocukken sevgi görmemiş olması, baba dayağı ile büyümüş olması, çirkinliği ve daha sonra aşırı sivilceli olmanın getirdiği "ucubeliklerle" ailesi dışında da dışlanmış bir hayat yaşamak zorunda kalması ile, hayata karamsar bakan, içmek ve uyumaktan başka hiçbir şeyde anlam bulmayan bir insanın oluşumunu okuyorsunuz. Kurulu düzeni sorgulamak da onda mutlu olan veya susarak ve kanıksayarak mutlu olmaya çalışan insanlardan çok, onun dışında kalan önemsenmediği için önemsemeyen insanlardan gelebilir ancak veya en azından çoğunlukla. İlginç ve keyifli bir okumaydı, benim için Bukowski kapısı da iyice aralanmış oldu bu kitapla. Tavsiyemdir...
Das Schlimmste kommt noch oder Fast eine JugendCharles Bukowski · Dtv · 19918,3bin okunma
10/10
·351 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 14:59
Orijinal ismi "Caribou island" (Karibo/u adası) olan kitap Almancaya "Die Unermesslichkeit" diye girmiş. Nedir peki "Unermesslichkeit"? Ölçülemezlik.. Deniz gibi, gökyüzü gibi, evren gibi devasa boyutlara yakışır en güzel tanım bu aynı zamanda. Bence orijinal isminden çok daha isabetli olmuş, çünkü kitapta birkaç yerde bu ölçülemezlik konu edilmekle beraber, bir yerde hatta ebediyete benzetiliyor haklı olarak. Ya peki arzuladığımız ve mümkün olmadığını bildiğimizden dolayı bizi mutsuz eden ebedi olmama, mutsuz bir yaşam sürüyorsak, her nefes alış verişe sonsuz acılar eşlik ediyorsa, ne büyük bir felakettir, öyle değil mi? Kitapta bu durumu yaşayan bir kadınla iliklerimize kadar hissediyoruz bu duyguyu. Ama baştan alalım. Alaska'dayız, evli ve emekli olmuş bir çift, büyümüş, evden ayrılmış ve kendi hayatlarını kurmuş olan iki evlat ile karşı karşıya getiriyor bizi yazar. Medeniyetten kaçan, soluğu eşiyle Allah'ın Alaska'sında doğaya yakın, medeniyetten uzak bir yaşamı tercih eden bir adam ve onu memnun etmek için her dediğine eyvallah demiş olan, seven bir kadın. Çocuklar Alaska'dan başka bir yeri bilmemişler, oğul hayatını kanıksamış bir şekilde yaşarken, kızları ara ara ebeveynlerinin medeniyetten uzak yaşama kararlarını sorgulamakta. Babanın ancak gemiyle ulaşabilinen ve 30 sene hayalini kurduğu Karibo adasında kulübe hayatına orada bir kulübe inşa ederek geçmek istemesi ve medeniyetten ufak kasabayı terk ederek daha da çok uzaklaşmak istemesi, annenin gittikçe kocanın sevgisini sorgulaması ve onunla yüzleşmeye başlaması, kulübe macerasını evliliklerinin dönüm noktası kılacaktır. Cehenneme dönüşmüş bir evlilik, daha da çok yalnız yaşanarak kurtarılabilir mi? Yoksa sonun başlangıcı mı olacaktır? On yaşında bir çocukken annesini intihar etmiş olarak bulan ve tekrar
Die UnermesslichkeitDavid Vann · Büchergilde Gutenberg Verlag · 201228 okunma

Gamax

, bir kitap okudu
10/10
·351 syf.··
Beğendi
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 14:59
·
2026 59. kitabı
David Vann
7.5/10 · 28 okunma
Evlilik yalnızlığın sadece başka bir şekliydi.
Reklam