Anne babanla ne zaman tanışacağım?
Bilmem, dedi Jim. Onlar Arizona'ya taşındılar.
Onlara dair söylediğin tek şey de bu zaten.
Yani işte, ben onlara gitmiyorum, onlar da bana gelmiyorlar.
Üzücü bu.
Hayır. Tesadüfi bir ilişki işte, istemsizce oluşmuş bir ilişki. Onları kendime arkadaş olarak asla şeçmezdim. Onlardan hoşlanmıyorum bile.
Gerçekten çok üzücü.
Benim için değil. Hiç umusamıyorum bile.
Irene sıcak su dolu küvete girdi içine kayarak ve gözlerini kapadı, anında ağlamaya başladı, dikkatlice, sessizce, ağzı suyun altında. Seni küçük aptal, dedi kendine. Sen, artık var olmayan bir şeye sahip olamazsın.
Gary hayıflanma ustasıydı. Her gün hayıflanacak bir şeyi vardı, ve Irene en az da bu durumdan hoşlanıyordu. Tüm hayata bir şüphe ile bakmak. Hayıflanma canlı bir şeydi, onun içinde bir kaynaktı.
[...] hayatının başka bir şekilde gelişebilmiş olabilirliği düşüncesinden kurtulamayışı, ve Irene biliyordu ki, kendisi de (kocası için) bu büyük hayıflanmanın bir parçasıydı.