Mevlüt Çalışkan

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Huzeyfe r.a. bir gün: - Sakın fitne yerlerine gitmeyin, dedi. Ona: - Fitne yerleri neresidir? diye sordular. Huzeyfe r.a.: Herhangi biriniz bir emir sahibinin yanına gider de, yalandan onun dediklerini doğrular ve onda bulunmayan meziyetlerle onu över, diye cevap verdi."
Müslüman başka bir dine giremez. Ne Hıristiyan olabilir, ne Yahudi, ne de Bolşevik. “Çünkü bir İsevî Müslüman olsa, İsa aleyhisselâmı daha ziyade sever. Bir Musevî Müslüman olsa, Musa aleyhisselâmı daha ziyade sever. Fakat bir Müslüman Muhammed aleyhissalatü vesselamın zincirinden çıksa, dinini bıraksa, daha hiç bir dine giremez, anarşist olur.”
Ber-mâ egerçi mülk-i cihân ‘arza-dâştend Cez derd-i ‘aşk-ı yâr ne-şod dil-pezîr-i mâ [Bize her ne kadar iklim-i cihanı arz ettilerse de cânânın derd-i aşkından mâ’adâsı makbûl-i kalbimiz olmadı.] Yavuz Sultan Selim Han
Biz ki İslâm’ın kılıcı idik, “hezâr bütgedeyi mescid” eylemiş , “nâkûs yerlerinde ezanlar” okutmuştuk; biz ki salibe karşı hilâl, küfre karşı hak, zulme karşı adalettik... Şîrler pençe-i* kahrımızda lerzân olurken, felek bizi de bu gözleri ahuya zebûn etmez mi? Ne zilletlere katlanmadık bu dildade uğruna, ne fedakârlıkları göze almadık ki!