‘Resûlullah Aleyhisselâm'ın herhangi bir şey
için ‘Hayır!’ dediği olmazdı. Yapmak istediği bir
şey kendisinden istenildiği zaman ‘Olur!’
buyurur; yapmak istemediği bir şey kendisinden
istenilince susar, onu yapmak istemediği
susmasından anlaşılırdı.’
Görülüyor ki, bir memleketin dûçar olduğu
felâketlerin sebeplerini ve mes’ullerini doğru
olarak tâyin etmek kolay değildir. Çünkü bu
gibi üzücü durumlarda beşerî haller pek
kolaylıkla gelişir.
Eğer biz, sebeplerle mes'uliyetleri ayırıp
ortaya koyabileydik memleketimiz pek çok
belâlardan masûn kalırdı.
"Kelimetüt-tayyibe sadakattin" buyurulmuştur. Yani güzel
söz sadakadır. Ve kimesnenin rencide hatır olmamasına ikdam
eyliyeler. Zîrâ dirilişlerdir : "Cerahat üs-sinâni lehâ iltiyâm
ve la yeltâmü ma cereh el-lisân". Yani mızrak yarası onulur
velâkin lisan yarası onulmaz dimek olur.