Öğretilmiş ve öğrenilmiş başarılara mahkûm olduğumuz bir dönemdeyiz.
Dayatılan başarı kıstasları yerine küçük de olsa kendi başarılarımızla mutlu olmayı öğrenmeliyiz.
Başarılı olan insanların ilginçtir ki tek bir ortak özelliği vardır: OKUMAK...
Dünyanın en zenginlerinden olan Amerikalı iş adamı Warren Buffett der ki;
”Zamanınızın önemli bir kısmını okumaya ayırmazsanız fakirleşirsiniz” der.
Ve bunu söyleyen kişi 90 yaşlarında ve yılda en az iki haftasını sadece kitap okuma tatiline ayırdığını söylüyor.
Peki hangi kitapları okumamız gerekiyor bu süreçte?
Öncelikle ”kendisi olmuş” eserleri seçmemiz gerekiyor.
Bir diğer ifade ile hayatını yazdığı gibi yaşamış insanları tercih edelim.
Neden mi?
Kişi olduğu gibi yaşamışsa tesiri yüksek olur, faydası olur.
Örneğin Yunus Emre neden farklıdır?
Çünkü hissetmediğini, inanmadığını yazmamıştır.
Sezai Karakoç da buna iyi bir misaldir.
Hayattayken insanlardan bir kuruş talep etmemiş; makamda şöhrette gözü olmamış; tevazu içinde yaşamıştır.
Kendi kendime gece gündüz düşünüyorum: Cahilliği yok edecek ilaç bilim değil mi? Evet bilim. İşte o da kitapların içindedir. Cahilliği ancak okumakla yenebiliriz. Karanlığı ancak okuyup ögrenmekle ışıklandırmakla yenebiliriz.
Ağaca güvenebilirsin; bilirsin ki elma ağacı elma verir, erik değil. 🌳🌝
Hayvanlara güvenebilirsin; çünkü aslan, aslan gibi davranır, maymunluk etmez. 🦁🐒
Ama insana güvenemezsin; zira o, yüzüne gülümserken arkasında hançer gizleyebilen tek yaratıktır. ‼️
#Emine Supçin