Garip

Öyle valla:)
Biz bu dünyanın en çok ihtiyarlarını sevdik değil mi Çetin?
Sayfa 23 - İletişim Yayınları
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bazen kalemim beni de yaralar.
Kentli bir çarpıklık ile saf doğallık arasındaki yaşama savaşımız. Bu hayat bir yorgunluk yumağı bu dünya bir tükenmişlikler yığını. Bata çıka öğreniyoruz bu hüzün denizinde sağ kalmayı. Her geçen gün daha da modern yalnızlaşıyoruz. Hatta artık yalnız bile değiliz. Sanırım git gide yalnızlık dahi bizden sıkıldı. Kendimizi kurtarıp nefes almaya çalıştığımız dar vakitlerde tek kurtuluş yolumuz kendimizi dağlı sevgilerin engebelli yolunu geçip kurtuluş havzasına atışımız oluyor. Geniş vakitli uzun soluklu çıldırışlarımız var. Ah Cahit ah. Yine hu hayatın gerçekliğinden yanık çatlak hüzünlü kabuklar bağlayan yüreğimize acıları demliyorsun. "Kavuşmalarımız topal, ayrılıklar hep koşar adım." O kadar hak vermek istemiyorum ki. Özür dilerim Cahit. Buzdağının şairi olamam ben. Coğrafya yeterince buzlu hikaye okuttu bana. Artık yüreğimi ısıtan şiirleri olan bir ağacı,bir denizi veya gökyüzüne sahip olan memleketler diliyorum. Gökyüzüne bir not: Karanlığındaki renk cümbüşünden tabloyu göster, sessizliği dinlet ve sessizliğimi parçala.  
Edebiyat
Keşke ben de böyle sevilsem:)) şair olurdum
Puan vermedi·160 syf.·
2019 5. kitabı
Ah Sabahattin Ali ah. Bunca naif ve zarif bir insan elbette sevmenin ve daha çok sevilmenin en üst mertebesini hak ediyor. Okudukça sevmenin en hassas damarlarında o kadar hassas ve mütevazı bir şekilde hissettim ki. Bir gün birinin beni böyle sevmesini isteme duygusu garip bir içimde özlemle karışık yüreğimde beliriyor. Bir yandan beklenti içine girmek istemeyen beynim diğer yandan eşsiz bir sevme biçimini isteyen kalbim arasındaki savaşı ne anlam verebiliyorum ne de bu savaşı engelleme isteği. Şairin kelimelere,bir annenin bebeğine dokunduğu gibi seviyor Aliye'sini Sabahattin Ali. Her geçen zaman hasretle yoğrulan kalbi kendini tüketircesine böylesi bir cesaretle üzerine kata kata seviyor. Kendi benliğinden öte varan bir duygunun en onulmaz uçlarında gezine gezine seven ve bundan son derece bahtiyar olan bir adamın bir gün karşılık bulamama korkusuyla okudum. Her ne kadar hiç mektubu olmasa bile kitapta Aliye Hanım'ın da sevgi noktasında Sabahattin Ali'den eksik kalır yönü yok. Ama keşke onun da gönderdiği mektuplarda olsaydı kitapta. Eminim sevgi hissi çok daha fazla geçerdi biz okuyucuya. Her şeye rağmen benim hasretle beklediğim bir sevme biçimiyle karşımıza çıkıyor Sabahattin Ali. Her daim var olsun bu ince ruhlu güzel adam.
Edebiyat
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,5bin okunma
Keşke biri beni de böyle anlamlı sevse:((
Benim sevgili Aliye'm, Bu son mektubunun ne kadar hoşuma gittiğini tasavvur edemezsin. Yazarken hava bulutlu idi, diyorsun ama, belli ki senin için güneşli imiş.
Sayfa 29
Edebiyat