"Evet adam oyun oynamıyor, adam hayatıyla oynuyor resmen."
Kitabı özetleyecek olsam bu cümleyi yazar bırakırdım. Düş Düşe Uğultular, klasik roman mantığından sıyrılarak yazılmış ve yeni bir roman tarzı oluşturma yolunda ciddi bir adım atmıştır. Roman içerisinde birden fazla tür evvela beni telaşlandırdı. Zira birden fazla türü aynı kitap içinde tek kurguda birleştirmek riskli bir hareket. İnsan farkına bile varmadan saçmalayabilir zira. Fakat İbrahim Aslaner bu türleri öyle bir örmüşki Anadolu ustalarının ördüğü kilimler gibi şık bir kompozisyon çıkmış ortaya.
Maalesef edebiyat dünyasındaki çeteleşme bu kitaba da hakkını vermeyecek gibi. 2018 yılında basılan bu kitapla alakalı kafi miktarda inceleme ve eleştiri yazısına denk gelemedim. Bu noktada iş kaliteli okuyucuya düşüyor. Bu kitabı sahiplenmeli ve ilk kitabını basmasına rağmen böyle başarılı bir eseri Türk edebiyatına armağan eden yazarı ödüllendirmelisiniz.
Selam ve muhabbetle...