Az, dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi…
Bu yüzden, belkide, az çoktan fazladır. Belkide az, hayat ve ölüm kadardır. Belki de, seni az tanıyorum demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Belkide az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir…