“Hiç mi hatırlamıyorlar?”
"Hatırlayanlar var. Ama senin hatırlamasını istediklerin değil hatırlayanlar."
Efronya'nın öfkeleneceğini düşünmüştü ama o öfkelenmemişti.
"Unutulmasını isteyeceğin işler yapmamalısın," demişti sadece.
"Affettin mi onları?"
"Hayır. Bazı şeyleri affetmek ahlaksızlıktır. Öyle olaylar var ki onları affetmeye hakkın yok."
"Ne istiyorsun peki? Cezalandırılmalarını mı?
"Hayır. Utanmalarını istiyorum."
Osman, biraz da hayretle, "Bu kadar mı?" der gibi bakmıştı.
O anda sadece pencere camını bir köşeden diğerine kateden küçük bir böceği seyretmek istiyorum. Sağ alt köşeye gelince, çerçevenin iç tarafından ilerleyerek yukarıya çıkıyor hayvan. Yukarı köşeye varınca orada kalıyor ve bir daha kıpırdamıyor.
"Tıpkı bir insan gibi" diye geçiriyorum aklımdan coşkuyla. Oradan oraya gitmenin hiçbir sonucu olmadığını anlayana kadar insan uzun mesafeler kateder ve orada kalakalır.
Oradan oraya gitmek yerine oradan oraya bakınmaya başlar.