B A H T S I Z SS

B A H T S I Z SS
@Generalfeldmarschall_birSS
Puan vermedi·43 syf.··
2024 17. kitabı
Sun Tzu
7.4/10 · 49,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·517 syf.··
2024 16. kitabı
Cahilliğin rahatlığı ve hafifliğini, bilginin ağırlığını vurgulayan kitaptır. Okurken çokça kendinizi, hayatınızı ve sosyal alanınızı sorgulatır. Martin'in tüm sancıları bir yana, o son bölüm en vurucusudur. İçgüdüleri onu kurtarmaya çalışırken, iradesinin ölüme yüzmedeki ısrarı adeta gözünüzde canlanır.Her ne kadar kitabın başlarında Martin'in safında yer alsamda kitabın sonlarına doğru taraf değiştirdiğimi hissettim. Bir amaç uğruna her şeyden vageçmek herkese karşı olmak yüce bir durum gibi görünse bile insan durması gerektiği zamanı bilmeli. Bunun sonunda çok para kazanmak, meşhur olmak veya statü sahibi olmak olsa dahi bu yolda kaybedilen şeylerin de geri dönüşü olmuyor. Tıpkı Martin'e olan durum gibi. İnsanoğlunun en büyük zaafı güçlüye, güzele ve zengine olan ilgisi de bu kitapta işlenen bir durum. Martin'in asıl takıldığı nokta da tam olarak bu. Eskiden burjuvazi tarafından ötekileştirilirken meşhur olduktan sonra bunun tam tersi bir şekilde burjuvazi sınıfı tarafından içselleştirilmeye çalışılması, sorgulamasına ve sonunun gelmesine sebep olan şeylerden belki de en büyüğü.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
Puan vermedi·258 syf.··
2024 15. kitabı
Alegorinin en iyi örneklerinden biri olan romanda Jack London Nietzscheden ödünç alırsak "Üst İnsan"’ın vasıflarını anlatır . Doğa kültür karşıtlığından bir senteze giderek kendini gerçekleştirmiş, bütünsel insanın bu minvalde hayat bulabileceğini belirtir. İnsanın doğadan kopmamış halinin binlerce yıllık zengin içeriğini taşıyan, içgüdülerini kültürün bastırıp yumuşatmadığı bir insan tahayyülüdür bu. Kendi doğasına, gerçekliğine ne kadar yaklaşırsa, ona uygun yaşarsa yabancılaşma sorunu o kadar azalacak. İnsanın en büyük travmalarından biri olan doğadan kopma ,çevreyle bütünleşememe, binlerce yıl mitolojinin gerçekleştirmeye çalıştığı, onu doğayla bütünleştirme arayışı nihayete erecektir böylece. Tabii bu insanı biyolojik bir varlığa indirgeme uğraşı değildir. Beyaz Dişte çok ayyuka çıkmasa da özellikle Martin Edende kendini gerçekleştirecek "Üst İnsan"’ın bir de zihinsel gelişimi, bilinçlenme süreci vardır ki bu da onu doğadan ayıran kültürel yanıdır. Böylece kimilerinin antagonistik çelişki olarak gördüğünü uzlaştırmaya çalışır. Sosyalizmi de içinde hem hayvani özünü koruyan ama aynı zamanda uygarlık kurabilme yeteneğine sahip tek canlı olan insanı sosyalleştirmek için kullanır ve böylece kafasındaki ideal toplum düzenini kurar. özellikle otobiyografik ögeleri romanlarında en sık kullanan sanatçılardan birisi olması da yapıtlarını değerlendirirken önemli bir ölçeğe sahip olmamızı sağlar. Kitaba dönersek Beyaz Dişin pes etmezliği, mücadeleyi bırakmaması, olgunlaşmasının büyük acılardan ve felaketlerden geçmesi London’un kendi hikayesine çok benzer. Tabii bir de "sevgi" vardır romanlarında. Beyaz Dişi gerçek manada kusursuz yapan şey ona gösterilen sevgidir. Sahibinin sevgisi onu içgüdülerinin emrettiği sahibine itaat eden bir köpek olmaktan bir insanla dostluk kurma
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,8bin okunma
“İnsanların arasında da yalnızlık duyabilir insan.”
Puan vermedi·112 syf.··
2024 14. kitabı
Küçük prens trajik bir karakterdir. Gülün kaprislerine katlanmış ve yine gülün dolaylı isteğiyle gezegenini, yaşamayı sevdiği tek yeri, bir anlamda gülünün yanı başını terk etmek zorunda kalmıştır. Uğradığı gezegenlerdeki insanlar düzenin farklı kavramlarının alegorileri olarak içinde yaşadığımız dünyanın absürtlüğünü olabilecek en yalın şekilde suratına vurur insanın. Prens bir bakıma bütün bu insan güruhunun dışında aykırı olandır ama bundan daha tartışmaya açık olan üzerinde durulması gereken Camus'un dikkat çektiği kadar önemli felsefi bir problem olan intihar karşısındaki seçimidir. Prens gülü ve gezegeni olmadan dünyada bir dostla yaşamaktansa yılanın teklifini kabul eder çünkü yolculuğunun gösterdiği, evrenin saçmaya teslim olmuş bir yer olmasıdır ve bu saçmayı ya Sisifos gibi kabullenmek ya da prens gibi yılanın teklifini kabul ederek gülünden uzak olmanın acısını dindirmek arasında bir tercih yapmaktan başka seçenek yoktur. Sorulması gereken soru şu: eninde sonunda sonlanacak bir hayatı devam ettirmemek ve sonlandırmak gerçekten saçma karşısında kaybetmek midir yoksa prens yolculuğu boyunca gösterdiği bilgeliği aslında son seçiminde de göstermiş midir? İnsana sorgulamayı hatırlatan masumane bir kitaptır. Masumane dediysem yanlış anlaşılmasın; aynı zamanda bir eleştiri kitabıdır bu. Maalesef kendine genellikle çocuk kitapları rafında yer bulur. Yetişkinlerin görmezden gelmeye alışmış gözleri bu şahane eseri de görmeden geçer.
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma