Benliğim” taşıdığım sorumluluklardan örülmüştür: “Benim gerçekleştirmediğim eylemlere ya da benim için önem taşımayan şeylere” duyduğum sorumluluklardan. “Öteki bana baktığı için, ben onun nazarında sorumluluk almamış olsam da ondan sorumluyum.” “Yüz bana buyurur ve hükmeder.” Buyurma yoluyla hükmeder, hükmetme yoluyla buyurur...
Geziniyorum bu halkın arasında ve açık tutuyorum gözlerimi... Diş biliyorlar bana, küçük insanlara küçük erdemler gereklidir dediğim için –ve küçük insanların gerekli oluşunu anlamak zor geldiği için bana!...
Geziniyorum bu halkın arasında ve açık tutuyorum gözlerimi: daha küçük olmuşlar ve gitgide daha da küçülüyorlar: Bunun sebebi de onların mutluluk ve erdem öğretisi...
Aslında çoğunlukla tek bir şeyi istiyorlar: kimsenin kendilerine acı çektirmemesini. Bu yüzden herkesten erken davranıp, iyilik yapmak istiyorlar herkese.
Oysa korkaklıktır bu: “erdem” dense de adına...
Akıllıdırlar, erdemlerinin akıllı parmakları vardır. Ama yumrukları yoktur, parmakları bilmez yumruk halini almayı...
Ama işte bu, sıradanlıktır: ölçülülük dense de adına...
Hep daha da küçüleceksiniz, siz küçük insanlar! Ufalanacaksınız, siz huzurlular! Yok olacaksınız –sayısız küçük erdeminizde, sayısız küçük ihmalinizde, sayısız küçük boyun eğmenizde!