Hiçbir şeye inanmadım, ama hiçbir şeyden de dönmedim. Kimseye söz vermedim, kimseyi bir şeyler yapması için zorlamadım. Kimsenin bana güvenmesini istemedim. Kimseyi de ortada bırakıp kaçmadım. Döneklerden de hoşlanmam. Bir insan bir işe ya hiç girmemeli, ya da girdi mi sonuna kadar götürmeli.
Perdeler çekilmişti. Pencereye vuran yağmurun sesi kalın perdelerden içeri sızıyordu. Işığı yakmadı. Sanki karanlıkta daha güvenliymiş, canı daha az yanıyormuş gibi geliyordu. Hiç bir şeyin değişmesine dayanamıyordu şu anda. Işığın acısını çoğaltacağını sanıyordu.