"Sevinçten uçuyordu.Ne olursa olsun kadın konuşmuştu.Konuşan insan, öyle kolay kolay dertten ölmez. Bir insan konuşmadı da içine gömüldü müydü, sonu felakettir.İşte buna seviniyordu."
"Bana bak kardaş.İnsanların üstüne çok varmamalı.Öldürmeli,dövmeli ama üstlerine çok varmamalı.Donsuz, çırılçıplak; köyüne, evine girmesi bir adama ölümden zor gelir.İşte bunu yapmamalı.İnsanlarla oynamamalı.Bir yerleri var, ince bir yerleri, işte oraya değmemeli.Ben Abdi Ağa'dan biliyorum.Yoksa...Korkmalı insanların bu tarafından.Aşağı görmemeli insanları..."
"Evrenin Ruhu, bir düşü gerçekleştirmeden önce yol boyunca öğrenilen her şeye değer biçer.Bize karşı kötü duygular beslediği için böyle davranmaz.Düşümüzü gerçekleştirmemizin yanı sıra, ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi ister ama insanların çoğunluğu işte bu anda vazgeçerler.Çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız: Vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susuzluktan ölmek."