Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vietnam Savaşı'na gönderilmiş bir Koreli birliğin hikâyesini de dinlemiştim. Onlar köydeki muhtarlığa kadın, çocuk ve yaşlıları toplayıp hepsini ateşe verip yakmışlar. Savaşta böyle yaptıkları için ödüllendirilen insanlar vardı ve o insanların bir kısmı bu anılarla Goangcu'ya bizleri öldürmeye geldiler. Cecu Adası'nda, Çin'in kuzey batısındaki Kwantung ve Nanjing'de, Bosna'da ve Yeni Dünya dedikleri Amerika kıtasının her yerinde yaptıkları gibi genlerine işlemiş aynı zalimlikle.
Bizler sadece yüce bir varlık olduğumuz yanılgısıyla yaşıyoruz hepsi bu; her an bir hiç olan böcek, hayvan, irin, iltihap kümesine dönüşebilir miyiz acaba? Hakarete uğrayıp, mahvedilip öldürülmek, tarihte defalarca kez tekrarlanan bütün bunlar insanoğlunun kaçınılmaz kaderi mi acaba?
Bazı anıların açtığı yaralar kapanmaz. Zaman geçtikçe anılar bulanıklaşmıyor, aksine geriye bir tek o anı kalıyor ve diğer her şey yavaş yavaş yok oluyor.