Hyeya

Hyeya
@Giovanni8
“Çölde yaşayan, dikiş tutturamamış biri.”

Hyeya

, bir kitap okudu
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Ryu Murakami
7/10 · 2 okunma
Reklam
Milena'ya Mektuplar'a hiç bu açıdan bakmamıştım.

Lavinia K.T

@Campanella82
·
Özlem bir yıldıza dönüşür
Kafka’nın Milena’ya olan aşkı ve özlemi, ruhumda hem sızlayan hem de parlayan bir yara izi bıraktı. Yaratıcılığın Kaynağı Nedir? Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişebilir. Ancak bana göre tükenmez yaratıcılığın kaynağı, özlemdir. Bu, yalnızca bir insana değil; doğaya, evrene ya da ulaşılması imkânsız olan herhangi bir şeye duyulabilir. Kalpte taşıyıp sürekli özlem duyabileceğimiz şey, o kişiye yada nesneye daha çok yaklaşmak istememize neden olur. Gördüğümüz, duyduğumuz ve hissettiğimiz her şeyi özlem duyduğumuz şeyle ilişkilendiririz. Sonunda, kendimizi aşarak ona ulaşmayı hayal ederiz. Sanatçı için özlemin kaybı, yaratıcılığın kaynağının kuruması demektir. Öyle ki, ister bir sevgili, ister doğa, ister geçmiş olsun; ona duyulan arzu ne kadar derinse, ortaya çıkan eser de o kadar güçlü olur. Peki yazarlıkta Özlemin rolü Nedir? Bir yazarın kalbindeki eksiklik hissi, onu sürekli yaratmaya teşvik eder. Çünkü özlem, hiçbir zaman tam anlamıyla doyurulamaz; bu da yazarın sürekli olarak yeni yollar, yeni ifadeler aramasına neden olur. Hayat boyu belli bir mesafeden sevilebilecek bir sevgiliye sahip olmak, kişiye aşılması zor bir sınırın acısını yaşatabilir. Ancak bu durum daha iyi eserler yaratabilmek açısından bir nimet sayılabilir.Sanatçının kalbindeki eksiklik hissi, onu sürekli yaratmaya teşvik eder. Kafka ise, Milena'ya ulaşamadıkça ona duyduğu özlem daha da derinleşmiş ve bu duygu, yazınsal gücünü beslemiştir. Tamamlanmış bir aşk genellikle sakinlik getirir; ancak unutmamak gerekir ki sanat, çoğu zaman huzurdan değil, o huzursuz arayıştan beslenir. Kafka, 20. yüzyılın başlarının en çok yas tutulan edebi figürlerinden biri olmaya devam ediyor. Kurmaca eserleri hâlâ ilham veriyor ve birçok insan bu eserlerin arkasındaki kişiyi daha yakından tanımak istiyor.
1000Kitap
GÜNEŞLİ BİR PENCEREYE ÖZLEM
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
“Bu durum Tanrı aşkına neden bana, hiçbir gücü olmayan bana söylenmişti ki...” Han Kang, bu kitabı yazmasına da bir nevi vesile olan rüyalarından bahsederken ölüm kalım savaşı haline gelen gergin rüyasının içinde bir an durup soluk bile almaksızın kendine bu soruyu soruyor. Benimse en çok dikkatimi çeken şey sorunun içindeki şu kelimelerdi. “... Hiçbir gücü olmayan bana.” Bu gerçekten doğru muydu peki? Bence Han Kang burada yanılmış. Çünkü onun gücü tam olarak bu işte! Ve bizler onun gücü olan kelimelerden can bulmuş bu kitabı okuyarak, kitabın içindeki dünyaya girip üstüne o günün acılarını da yüreğimizde hissederek o acılara gözyaşı döken bizler, tam da Han Kang'ın rüyasında gördüğü ve onu, bu soruyu sorarak çaresiz duruma düşüren o önlenebilir idamların hep birlikte üstesinden gelebiliriz. Kitabın Kapağı için Seçilen İllüstrasyon ve İncelemenin Adı Üzerine... Başta anlamsız ve basit bir metafor gibi gelmişti ama kitabın kapağındaki kalpten bahsederek başlamak istiyorum incelememe. Han Kang kitabında şimdi bizim de aitlik hissedip bir parçası haline geldiğimiz o mücevher gibi kalpten şu şekilde bahsediyor: “Artık daha fazla korkmadığımı fark etme hissi, şimdi ölsem de olur hissi, yüz binlerce insanın kanının bir arada koskocaman bir damar oluşturduğu o canlı hissi... Hâlâ hatırlıyorum. O damara kan pompalayarak atan dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarını hissettim. Büyük bir cesaretle onun bir parçası olduğumu hissettim.” Hang Kang işte böyle bir güce sahip! Bu hikayeyi, o günkü tek bir kalpte aynı inançla birleşen insanların dileklerini bize ulaştırma ve dünyadaki en büyük ve yüce kalbin atışlarına bizimkini de dahil etme gücüne...Kitabın kapağında neden kocaman bir kalp yer alıyor bu da güzelce anlamlandırılmış oldu. Epey uzun bir inceleme olacak.
İnceleme
Çocuk GeliyorHan Kang · April Yayıncılık · 20242,135 okunma

Hyeya

, bir kitap okudu
6/10
·264 syf.·
2025 3. kitabı
Han Kang
7.4/10 · 2.227 okunma
Bir başka deyişle Goanğcu, izole edilmişliğin, zorla ayaklar altına alınmışlığın, zarar görmüşlüğün bir diğer adıydı. Radyasyonun etkisi hâlâ devam ediyordu. Goanğcu defalarca yeniden doğuyor ve öldürülüyordu. Goangcu, yaraları irin toplayıp patlayınca kan revan içinde yeniden inşa ediliyordu.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Reklam