Gizem Buse

Mesele de tam olara bu değil mi? İnsanlara banyo yapma imkanından daha fazlasını sunabilmek...

Gizem Buse

@GizemBuseA
·
"Mühendislerimiz sağlıklı, güçlü, aktif, işe yarayan, dengeli ve işini seven insanlar," diyordu Le Corbusier 'Bir Mimarlığa Doğru' adlı yapıtında, "oysa mimarlarımız inançsız, işsiz, kendini beğenmiş ve huysuz çünkü yakında onlara yapacak iş kalmayacak. Artık süs olsun diye bina dikecek kadar paramız yok. Ama herkesin banyo yapması lazım! Mühendislerimiz insanlara bu olanağı sunabilecek yeteneklere sahip. Bu yüzden geleceğin bina tasarımcısı onlar olacak."
Sayfa 62·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ama geminin adını yazarken Korint fontunu mu yoksa Dor fontunu mu kullansam, lokomotifin arka tarafında bir Çin ejderhası acaba iyi durur mu, şehir dışındaki gaz tesislerini acaba Etrüsk mimarisine göre mi yoksa İslam mimarisine göre mi inşa etsem diye sormuyordu kendine. Üslubu ve binaların güzelliğini hiç önemsemedikleri halde bu yeni bilim adamları dönemin en etkileyici, en baştan çıkarıcı yapılarını inşa etmeyi başardı.

Gizem Buse

@GizemBuseA
·
Bir köprü yapma işini üstüne alan mühendis, mümkün olan en hafif malzemeyi kullanarak en uzun köprüyü en düşük maliyetle nasıl inşa ederim diye soruyordu kendine. Bir demiryolu istasyonu yaparken, doğal ışıktan mümkün olduğu kadar çok faydalanmayı, buharın kimseye zarar vermeden yükselip dağılabileceği kadar yüksek tavanlı, her gün binlerce yolcuyu ağırlayabilecek kadar geniş bir yapı inşa etmeyi düşünüyordu en çok. Fabrikaların hantal makineleri rahatça içine alabilecek kadar büyük, buharlı gemilerin fırtınalı denizleri aşarak sabırsız yolcuların kargolarını tam zamanında yerine ulaştıracak sağlamlıkta ve hızda olmasına çalışıyordu.
Bir köprü yapma işini üstüne alan mühendis, mümkün olan en hafif malzemeyi kullanarak en uzun köprüyü en düşük maliyetle nasıl inşa ederim diye soruyordu kendine. Bir demiryolu istasyonu yaparken, doğal ışıktan mümkün olduğu kadar çok faydalanmayı, buharın kimseye zarar vermeden yükselip dağılabileceği kadar yüksek tavanlı, her gün binlerce yolcuyu ağırlayabilecek kadar geniş bir yapı inşa etmeyi düşünüyordu en çok. Fabrikaların hantal makineleri rahatça içine alabilecek kadar büyük, buharlı gemilerin fırtınalı denizleri aşarak sabırsız yolcuların kargolarını tam zamanında yerine ulaştıracak sağlamlıkta ve hızda olmasına çalışıyordu.

Gizem Buse

@GizemBuseA
·
Mimaride güzellik tartışmalarına son veren, yeni kuşaktan mühendisler oldu. Mühendislik 18. yüzyılın sonuna doğru tanınıp kabul görmeye başlamıştı. Mühendisler kısa süre içinde Endüstri Devrimi'nin yeni binalarını inşa etme işini üstlendi. Demir, çelik, cam ve beton teknolojilerine hakim olan bu insanlar inşa ettikleri köprülerle, demiryolu hangarlarıyla, su kemerleriyle, doklarla herkesi şaşırtıp büyülüyordu. Ama bu yeteneklerinden daha ilginci, mühendislerin inşaata başlamadan önce kendilerine hangi üslubu temel alalım diye akıllarından bile geçirmeleriydi.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Bu notlarda yazılanlar dolu dolu yaşadığı hayatı yansıtır ve o da bunlara gurur ve keyifle bakabilir.

Gizem Buse

@GizemBuseA
·
Kötümser insan duvar takviminden her gün bir sayfa yırtarken, geride kalanların incelmesini korku ve üzüntüyle fark eden bir insana benzer. Diğer yandan hayatın sorunlarına aktif olarak saldıran insan ise takvimden her yırttığı sayfanın arkasına günlük bazı notlar aldıktan sonra düzgünce diğerlerinin yanında dosyalar.
Sayfa 126·Kitabı okudu
Dr, İgor'a göre bu şu anlama geliyordu: İnsanlar ancak koşullar buna elverdiğinde delirme lüksüne sahiptiler.

Gizem Buse

@GizemBuseA
·
Bir toplum, savaş, hiperenflasyon, salgın hastalık ve benzeri ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunda intihar sayısında hafif bir artış görülse de, depresyon, paranoya, psikoz vakalarında belirgin bir düşüş kaydediliyordu. Söz konusu sorun çözümlendiğinde vakalar gene normal düzeye dönüyordu.
Sayfa 86·Kitabı okudu