"Bu rezil durumdakiler kötülük de, iyilik de yapmamış olanların ruhları. Tanrı'ya başkaldırmayan, ama yanında yer almayıp, yansız kalan kötü meleklerle birlikteler. Cennet, güzelliği gölgelenmesin diye kovdu bunları, isyancı meleklere onur katmayacakları için Cehennem'in dibine de almıyorlar onları."
Çekilmek veya çekilmenin erdemli olduğunu sanmak, kazanma arzusunun ağırlığını kaldıramamak demektir. "Zayıf iyinin" mağduriyeti saldırmayı kötü kılar. Fakat bu, yalnızca çaresizliğe kılıf bulmak. Artık anlıyorum, işler vicdan muhasebemize göre yürümüyor. Vicdanımız çoğu zaman gerçek düşmanımız çünkü.
Kazanma isteği bizim yaşamamızı sağlıyor. Daha doğrusu gerçekten yaşamamızı.
Gürkan Kadıoğlu
Sürekli kalabalığa kapılmak, maruz kalmak, insanın örüntüsünü bozar. Zihnin temposu düşer. Özenle sivriltilen birçok uç yavaş yavaş yassılaşır ve standartlaşmaya başlar. Nefret de sevgi de ortak bir hedef alır; şahsi fikirler azalır, özgünlük sekteye uğrar, kişinin kendi dili kaybolur. Bu yüzden üreten, düşünen insanın zaman zaman geri çekilmesi ve orada kalması normaldir. Bu zamanlama içgüdüseldir; kişinin kendini hatırlamasıyla son bulur. Yalnızlığa düşkün olmak, bu doğal pratiğin bir sonucudur.
Gürkan Kadıoğlu