öz’

öz’
‘ sev ‘
hiç
dünya
343 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
sev
Puan vermedi·92 syf.··
2021 6. kitabı
İnsan neyle yaşar? diye bir soru yönelttim kendime kitabı elime alırken. Hızlıca: “İnsan neyle yaşayabilir? yemek, içmek vs haricinde vicdanının sesine kulak verip birilerine de faydası olur, mutlu ederse mutlu da olarak yaşamına devam edebilir” diye geçirmiştim aklımdan. Ancak yazar Tolstoy olunca, çok büyük bir merakla kitabı elime aldığımı ve neredeyse nasıl bitirdiğimi hatırlamadığımı fark ettim. 6 bölümlük kısa hikayeler şeklinde kitap. Sadece, hikaye evet bitti hadi yeni kitaba geçelim, şeklinde okudum bitti tadında hikayeler değildi, hayatın hem içinden hem dışından; hem bedeni ürpertici hem de ruhu canlandırıcı etkiye sahip öykülerdi okuduklarım.. “Sev, sev ki insan olduğunu hatırla” diyor. Sev ki yaşa, seven ölmez, seveni Allah da sever. Allah’ı görmek, hissetmek, yaşamak istiyorsan tek bir şey yap ve “sev” diyor. Bütün kötülüğün kaynağı sevgisizlik. Sadece kötülüğün değil, cehaletin, kendini ve başkasını üzmenin, incitmenin incinmenin, hayallerine ulaşamamanın, haksızlığa uğramanın, insanlıktan çıkmanın, mutsuz olmanın, iç huzuru yakalayamamış olmanın sebebi sevgisizlik... miş. Hayatın kaynağının sevgide olduğunu düşünürdüm ben de, ancak öyküleriyle bu kadar içime işleyeceğini düşünmemiştim. Bu kadar kalıcı olabileceği aklıma gelmezdi. Tolstoy, çocukluğundan yetişkinliğinin belli bir dönemine kadar zenginlik içinde yaşamış, döneminin şartlarında istediği hemen her şeye ulaşabilecek kadar çok şeye sahip olmuş bir insanmış ve sonrasında yaş geçtikçe elinde avucunda ne varsa dağıtmış bir gocuğu ve giyecek elbiseleri kalmış üstünde bunlarla da yaşayabileceğini görmüş ve belki de yaşamının son yıllarında yazdığı bu kitap ile aslında varlıklı halinde de insanın yiyip içip yaşadığını görmüş yoksulluk hallerinde de karnını doyurunca yaşayabildiğini görmüş, ancak
1000Kitap
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · İndigo Kitap · 2017233,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·192 syf.··
2021 5. kitabı
Bir yazarın kendini betimlemiş olması, ki böylesine hayata öfkeli, kaderine kırgın, kendine acımakla acımamak arası gelip giden bir tasvirle kendisini hissettirmesi tarif edilemez bir his bıraktı. Annesinin ona verdiği destek, yalnızca bir anne olmaktan çok eli, kolu, ayağı, beyni, gözleri, kalbi olmuş bir anne.. Başyapıt olma niteliğine anlam katan kadın, Anne! Sol ayağını kullanarak ‘A’ harfiyle başlayan serüveni, belki de bütün bir insanlığa ders verir nitelikte bir sonla biten bir hayat hikayesi... ‘Sakat’ diye kendini tabir ettiği ama ruhu tümüyle sağlıklı bir insan, ressam, yazar, sen ne güzeldin; seni ve senin gibi fiziksel olarak sağlıksız ancak ruhu sağlıklı birini anlamamı sağladığın için çok şey borçlu hissettiğim yazar C.B (adını da ilk olarak bu iki kelimeyle yazmış) Teşekkürler.
1000Kitap
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
Bir küçük, kocaman ruh..
Puan vermedi·352 syf.··
2021 2. kitabı
Özgür olduğunu sanan bir ruhun, aslında yarım yamalak bir özgürlükle yaşadığı gerçeğini hüzünle bulan Zorba.. Hiçbir zaman bitiremeyeceği yolculuğunun elinde olmadan bitmesine öfkelenen, öfkelendikçe kahkahalarla gülen.. Çok şey görmüş, yaşamış, özümsediği yolda “insanlığa giden yolda yürümeyi” seçmiş bir ihtiyar. İhtiyar dediğime bakmayın -asla kabul etmezmiş, hatta utanırmış bundan- ruhu 20’li yaşlarında, her gün öğrenen ve her gün hayatı yeniden yaşayıp görebilen koca bir ruh.. Kaç insan vardır, hatta kaç çıtır genç de ilk kez görüyormuş gibi bakabilen dünya nimetlerine; çiçeklere, yıldızlara, gökyüzüne, denize, toprağa.. Ne şanslıdır, her yeni günün huzurunu yaşamayı bilip, ciğerlerine tatlı kokular çekmeyi, kulaklarına hoş ezgiler sığdırıp ruhunu beslemeyi bilen. Aşk olsun, alabildiğince kullanabilen deliliğini ve içinden geldiği gibi raks edebilene aşk... İnsan ruhu huzur arar, bulmuşsa ne âlâdır; bulamamışsa, görememişse, hissedememişse vay haline! Zorba bulmuş, görmüş, hissetmiş. “İnsanlığı bulmak, insan gibi yaşamak, insan olabilmek” bunların parayla satın alınamayacağına, bu yolun inanmaktan geçtiğine olan inancını tümüyle hissettiren ruhun sonsuza dek var olsun. Her yeni günün sırrına tamamiyle eremediğimiz için özgürlüğümüzün gerçekte ne olduğunu, neden yaşadığımız, neden unutup hayata daldığımız, neden ölümsüz olamadığımızın sonu gelmez veryansınıydın sen Zorba! Neden bu kin, bu nefret, ne içindi? Kime çabalayıp çalıştığımızın, anlamlandıramadığımız bir boşluk olarak doğup öleceğimizin sözlü sırrı gibiydin. Sırlarda buluşmak dileğiyle.. İyi ki geldin ve gittin hayattan. İyi ki Zorba.. Değerdin gözyaşına .. Çiçek sularıyla beslenen ırmaklarda ruhun yıkansın.
1000Kitap
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 201420,5bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
Körlük.. Kör oldu, körler.. Görmüyorlar.. Zor hayatlar... .... acımalar, üzülmeler, hayatları hakkındaki meraklar ve kapanış. Körlüğün zor olduğu bellidir belki ama zoru başarıp da öyle yaşamak da marifet belki de. Kitap, körlerin (7 kişi üzerinde durulmuş) içinden çıkılmaz bir çaresizliğe hapsoldukları vakit içlerindeki minicik umutlarıyla ve nefes almalarındaki küçük mutluluklarla hayata tutunan klasik insanoğlunun psikolojisini en derinlerde hissettirmiş. Belki de ‘Nobel Edebiyat Ödülü’nü almalarındaki temel etken budur. “İnsanoğlu, hayatla savaşımındaki kazanımını, tohumunu sulamaya devam ettiği için yeşerttiği fidanlara borçludur” demek geldi içimden. Ve belki de dedim hayatla mücadelemizde bize en çok yardımcı olan şeye gözlerimize borçluyuz bunu; bir de kendimiz ve insanlık için yaptığımız küçük iyiliklere.. Gözümüz aydın, hala umut var o halde ...
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015131,8bin okunma
8/10
·632 syf.··
2020 4. kitabı
Oblomovluk .. Koskoca bir boşluk doğdu içime. Ya ben de böyleysem ‘arada bir’ diye. Aslında var hepimizin derinlerinde bir yerde; ancak korkarız bazı bazı olduğuna emin olduğumuz ona(oblomovluk) dokunmaya, yanından geçmeye bile belki de... Hani derler ya “uyuşuk, tembel, miskin” vs. diye, işte bu onun kat be kat fazlası. Bu kendini yok saydığın, sevmediğin, aslında kendinin değersiz olduğunun bilincinde olup bahaneler üretmekten öteye gidemediğin anlarda, tabiri caizse ‘oblomovca’ ona sıkı sıkıya sarılma biçimimiz gibi ... Her insanın içinde vardır bir oblomovluk, bunu aşırıya kaçırmaktır ciddi mesele. Hayatını alt üst edercesine kaçmaktır hayattan. Hayatta kendini yalnızca sulanmayı bekleyen kuru bir ottan ibaret saymaktır. Kalbinin ve nefesinin ritmi aynıyken yürüme, gülme, sevinçten ağlama ihtimalin varken bile bitkisel hayata girmektir oblomovluk... Asla olmaman gereken yerde olduğun, sanki ayıpladıklarının ahını aldığın, başkasına ettiğin bedduanın direkt sana çarpması gibi komada bir hayattasındır oblomovken. Hayattayken ölmenin vücut bulmuş hali, elini bir şeye atacakken öldüğünün farkına varmış olmak gibi... “Yaşarken huzur bulduğumuzu sandığımız anlarda huzursuz - huzurlu bir hayat içinde kıvranmak var ya, işte ona aldanmamak, kalkmak koşmak, nefesin kesilircesine havayı ciğerlerine çekmek, ağlayana kadar gülmek gerekirmiş, yoksa sonu yokmuş bu cehennemin” der gibi bir sonla bitirmiş olduğum kitap “Oblomov” iyi ki vardın demeyi çok isterdim; lakin hiç olmadığını gördüğüm kişiydin. Huzurla uyu...
1000Kitap
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma