Eşini benzerini hiç mi hiç duymadığım bir sessizliğin çağrısını duyuyorum ve soruyorum: Neden otobüsler, geceler, şehirler? Neden bütün o yollar, köprüler, yüzler? Neden geceleri şahinler gibi bastıran yalnızlık, neden yüzeylere takılıp kalan kelimeler, neden o hiç dönüşü olmayan zaman?
Yenilgi, Yenilgim, ölümsüz cesaretim,
Sen ve ben, fırtınayla birlikte güleceğiz,
Birlikte mezarlar kazacağız içimizde ölenler için,
Güneşin altında kendimize ait bir iradeyle dikileceğiz,
Ve tehlikeli olacağız beraber.