Roman, ‘Tiyatroda ön oyun’ başlıklı bölümle başlamaktadır. Bu bölümde, tiyatro müdürü, ozan ve palyaço arasında diyaloglarvardır. Tiyatro müdürü, sahnelenecek bir oyun üzerinde ozan ve palyaço ile konuşur. Her oyunda onlara yardım ettikleri için mutludur. Fakat aralarında görüş ayrılıkları vardır. Tiyatro müdürü, sahnelenecek oyunun seyirciyi merak ettirecek olaylardan oluşması gerektiğine inanmaktadır. Ona göre tiyatro, halkın ruhunu doyurmalıdır. Ozanın ise kusursuz bir yapıtın, uzun yılların ve emeğin sonucunda olunabileceğini düşünmektedir. Seyircinin beklentisi yeterli değildir ona göre. Palyaço ise seyircinin sadece eğlenceyi istediğine inanır. Neticede, tiyatro müdürü bütün imkânları kullanarak iyi bir oyun düzenlemelerini istemektedir.
Oyun, gökyüzünde mukaddime ile başlar. İsrafil, Cebrail, Mikail ve Mefistofeles arasında bir diyolog geçer. Mefisto-feles ile diğer melekler arasındaki farklılık bu konuşmayla ortaya çıkar. Konuşmalardan Mefistofeles’in şeytan olduğu anlaşılır. Konuşmaya Tanrı da katılır. Mefistofeles, Tanrı ile bir yarışa girer. Bir insanı yoldan çıkartacaktır şeytan. Gökyüzü kapanır ve melekler dağılır.
Yüksek tavanlı, dar, gotik tarzında bir odada Faust tek başına oturmaktadır. Pek çok ilme vâkıf olan Faust, kendisinin aslında bir şey bilmediğini düşünmektedir. Bu yüzden, artık öğrencilere bir şeyler anlatamayacağına inanmaktadır. Ayrıca eski huzurunu yitirmiştir. İlahî olana karşı şüphe içindedir. Bugünlerde bu boşluğu doldurmak için büyülerle ilgilenmektedir. Nosrtadamus’un el yazmasını açar. Doğayı nasıl kavrayabileceğini düşünür. Doğa ruhunun işaretini söyleyince gizemli bir ruh ortaya çıkar. Ruh onun kendisine benzemediğini söyler. Aralarındaki konuşmayı duyan Wagner içeri girer. Faust’un bir tirad okuduğunu sanır.
Ask romani Hamsun bu romanında adeta aski gozler onune oyle bir seriyor ki insan asik degilken mutluyken bile huzun cokuyor duygu yogunlugu kitabin akiciligiyla varolup gidiyor.
Kitabin baskahramani Jan Valjan'in etrafinda gelisen ve genisleyen olay orgusu sonunda insana tekrar tekrar okuma şevki kazandiriyor bunca kotuluk ve adaletsizlige karsin bir insanin iyilige yonelisi ve etrafinda bu yonuyle ne kadar sevildiği anlatmakta ne olursa olsun dunyada iyi insanlarin varlıgini sezdiren muhtesem bir basyapit.
Siradan olarak gorulen aslinda koskocaman buyuk dramlari ve asklariyla suslenmis cok guzel bir roman Sabahattin Ali'nin kisa ama oz vermis romanlarından bir tanesi okuyali uzun bir sure oldu fakat halen etkisini uzerimde barindiriyor.
Canetti'nin kahraman bakış açısıyla anlattığı Fas'ta geçen kendi gozlemlerini anlattığı ve insan iliskilerini gayet guzel betimleyerek kendi icinde bir butunluk gosteren oykulerine yer vermistir.